Fatih masaya geri döndü ve koltuğuna yerleşti. Arkasına yaslanarak burnuyla işaret etti ''Otur!'' demek istercesine. Bu kadını köşeye sıkıştırmış olma düşüncesi keyfini yerine getirmişti. Ela ise süt dökmüş kedi görünümündeydi. Gözleri yere inmiş, omuzları çökmüştü. Yavaşça yaklaştı ve oturdu. Elleri titriyordu, sanki her an ağlayacak gibiydi. Fatih yüzünde zafer kazanmış bir gülüşle kollarını göğsünde birleştirdi. Kadını köşeye sıkıştırmıştı ve şimdi gerçeği öğrenme zamanıydı. "Anlat bakalım, bu işe neden mecbursun?" dedi. Sesi yumuşak ama kararlıydı. Ela gözlerini ürkek bir tavırla ona çevirdi. Ellerini önünde bağladı ve kırılgan bir kadın gibi boynunu eğdi. "Ailem için bu işe girmeliyim," dedi. Sesi titriyordu, neredeyse fısıltı gibiydi. Fatih'in kaşları, zevk alan bir bakışla ka

