6.Akşam Yemeği

893 Words
Ayhan benim kapıyı açmayacağımı anlayıp gitmişti. Kapanan kapının sesinden anlamış ve bir süre daha jakuzide kalıp çıkmıştım banyodan. Üzerime ne yazık ki aldığım seksy geceliklerden birini giyip yatağa uzanmıştım.Mağlum balayında olduğumuz için nerede abuk subuk iç çamaşırı gecelik varsa valize koymuştum. Bu balayındaki mottom konuşma seviş olduğundan doğru dürüst kıyafette almadığım için kırmızı gecelikle pikeyi kaldırıp altına girdim ve ıslak saçlarımı umursamadan gözlerimi kapadım. Saat kaçtı bilmiyorum ama oda karanlıktı. Hiç bir ses seda yoktu odada ben git demiştim de gelme de dememiştim be Ayhan. Mübarek adam bari annene gittin onu anladıkta bir süre gönlünü yap ve bana geri gel ne var sanki daha taze gelin karın var burada daha tenine karışmadı tenin terin. Yatakta sırt üstü uzanıp tavanı izledim. Dışarıdan gelen ışıklarla aydınlanan odaya göz gezdirdim ve sessizliği canımı sıktı. Kalkıp elimi yüzümü yıkadım ve üzerime şort ve bir tshirt geçirip odadan çıktım. Yanıma telefonumu alamadım çünkü şarjım yüzde iki kalmıştı aşağıya inmeden biterdi bende şarja takıp çıktım odadan. Asansörle aşağıya indim saatime baktığımda 9:30 du akşam yemeğini kaçırdığımı anlayıp dışarı çıkıp biraz yürümek istedim. Otelin özel sahili vardı bende ayağımda sandaletlerimle kumların üzerinde yürümeye başladım. Parmaklarımın arasına giren kumlarla rahatsız olup sandaletlerimi parmaklarıma takıp çıplak ayak yürümeye başladım. Gençler şarkı söyleyip eğleniyorlardı. Sahile ufak bir ateş yakmışlar etrafında dolanıp oturmuşlar hem gülü hem şarkı söylüyorlardı. Zamanında bende arkadaşlarımla tatile geldiğimde yaptığım bir şeydi. İnsanın gamsız olduğu dönemlerde ne iyiydi. Şimdiyse sanki dünyayı sırtlanmış gibi omuzlarım çökmüştü ağırlıktan. Bir süre daha gidip kayalıkların orada durdum ve bir kayaya oturup sırtımı az ötemdeki o genç gruba döndüm. Gözyaşlarım benden izinsiz sıra sıra dizilmişlerdi. Silme zahmetine bile girmedim. Varsın aksınlar dedim içimden. Ben hiç böyle hayal etmemiştim ki. Ben Ayhanla evlenecek ve çok mutlu olacaktım. O çok iyi birisiydi vicdanlı merhametli herkese eşit davranan herkesin hakkını tamamıyla veren güzel yüreği olan bir adamdı. İş yerinde herkes ona hayrandı ama o bana aşkını ilan etmiş ve biz 3 yıl önce sevgili olmaya karar vermiştik. Bunu ailesi duyduğunda annesi beni istememiş kardeşinin kızını alacağını söylemiş babasıysa çok sevip hemen kabullenmişti. Düşünüyorum da iyi insan olmak bazen karı yada koca olmak için yeterli bir kriter değil. Belli ki de yeterince yanındaki insana sahip çıkamadığı hakkını savunamadığı içindi bitişler gidişler. Aklım pazar yeri gibi olmuştu. Daha evleneli 48 saat olmamıştı ki ben boşanmayı düşünmeye başlamıştım. Biz Ayhanla olamayacaktık sanki içimden bir his yanlış diyordu. Sizi rahat bırakmayacak bu kadın huzur vermeyecek boşver bas git... O kayanın üzerinde ne kadar durup düşüncelerime daldım gözyaşlarım akıp durdu bilmiyorum ama etrafın sessizliğiyle dönüp baktığımda herkesin gittiğini bir kaç kişininse kumların üzerinde sızdığını görünce kolumdaki saate baktım ve saat 1 olmuştu. Belli ki kendimi de saati de kaybetmiştim. Kalkıp kalçalarımı silkeleyip yürümeye başladım.Otele yaklaşmamla Hikmet babamı etrafa bakınırken gördüm. Daha ne olduğunu anlayamadan bana dönüp " Kızım neredesinn?" diye bana koşar gibi geldi ve sarıldı. O an öyle güvende hissettim ki kendimi kocamı babasına şikayet etmek istedim ama yapamadım ne yazık ki. "Buradayım Hikmet baba ne oldu ki?" dedim. "Kızım kaç saattir seni arıyoruz telefonunu odada bırakmışsın hiç bir şey almamışsın yanına öldük meraktan." dedi. Beni mi merak etmişlerdi. Eminim sadece Hikmet babam etmiştir. Yoksa ne kocam nede annesi merak etmemiştir. "Ben odada sıkıldım da şarjımda bitince biraz hava alayım diye dışarı çıkmıştım. Sahilde oturup denizi dinledim." dedim yorgundu sesim. Anlamış ve gene bana sarılmıştı Hikmet baba. "Özür dilerim kızım buraya gelmemiz hiç doğru değildi affet ne olur yarın sabah gideceğiz." dedi ama benim için önemi yoktu ki." "Buna gerek yok Hikmet baba gerçekten zaten bir kaç gün kaldı ha sizle ha sizsiz bir farkı yok nazarımda kalın bence kalabalık olursa daha iyi olur. Hem Ayhan kendini yanlız hissetmez." dedim. Kaşlarını çattı Hikmet babam. "O ne demek kızım? Ayhan seni mutsuz mu ediyor yoksa kızım?" ne demeliydim ki? Yüzüme yalancı bir tebessüm kondurup koluna sarıldım ve yürümeye başladım. "Yanlış anladınız babacım ben onu demiyorum Ayhan sizi çok seviyor ya sizle olsa daha iyi hisseder kendini onu demiştim." dedim toparlayabildiğim kadarıyla. Ana girişe girince yüzünde korku ve endişeyle kocamı gördüm bizi görmüş koşar gibi bize doğru geliyordu. "Gökşennn karıcım nereye kayboldun aklım çıktı" diye babasının kolları arasından alıp bana öyle sıkı sarıldı ki normal şartlarda olsa içim giderdi ama şuan hiç bir şey hissetmedim. Kollarımla sarmadım bile onu. Ardından kaynanamı görünce kendimden uzaklaştırdım kocamı. Halime anlam veremedi ama annesinin sesini duyunca anladı gibi. "İyiyim ben sadece dışarı çıkmıştım saati fark etmemişim. Telefonumunda şarjı bitti." dedim kısaca açıkladım ve "İzninizle odaya çıkmam lazım biraz yoruldum" dedim ve yanlarından ayrıldım. Hepsi bana bakakalmışlar ve peşimden gelmemişlerdi. Kocam da ailesinin yanında bana bakıyordu. Ne geliyordu ne de gitmeme engel oluyordu. Annesinin sesiyle duraksadı adımlarım. "Ben sana dedim bu kız eserekli ne demek bir başına yanında telefon yok dışarı çıkmak bunca saat nerede kim bilir?" Beymimde şimşekler çaktı başım çatlıyordu sanki ağrıdan. Hikmet babam sesini yükseltmeden ama sert bir tonda "Bana bak buraya gelmek için tutturmasaydın bu kız bu halde olmazdı. Balayında bizi görmeye meraklı mı ? Hele sen Ayhan yaptığını İzmire dönünce konuşacağız şimdi karının yanına git hemen" dedi. Arkamda ki hissettiğim hareketlilikle adım atacakken gözlerim karardı ve yer ayaklarımın altından kaydı. Ugultulu sesler duyuyordum ama ne gözümü açabiliyordum nede cevap verebiliyordum. Gözyaşlarım akıyordu sadece. Bir süre sonra derin bir uykuya daldım. Saat kaçtı bilmiyordum ama gözlerimi zorla açtım. Ayhan yatağın yanında sağ elimi tutmuş başını yataga yaslamış sanırım uyuyordu. Kolumdaki serumla başımı sola çevirdim hastane gibi bir yerdi ne olmuştu anlamadım ama tekrar gözlerim kapandı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD