7. Yakışıklı Doktor

1233 Words
Gözlerimi tekrar açtığımda başımda bir adet koca bir adet kaynana ve gözlerinden bana sevgisini akıtan Hikmet babam vardı. Doğrulmaya çalışınca başımın zonklamasıyla elim şakaklarıma gitti. "İyi misin karıcım?" "Bilmem başım zonkladı biraz." "Sen evlenmeden de bayılır mıydın böyle?" "Hayır hiç bayılmazdım ne oldu ki?" dedim merak ederek. "Hastalıklı mısın acaba? ondan sordum." bu kadın ne diyordu? "Merak etmeyin nikah için başvuru yaparken tüm testlerim sorunsuz ve herhangi bir hastalık çıkmadı." dedim. Biz kaynanamla bunları konuşurken Hikmet babam karısının yanına gidip kolunu tutup sıktı sus der gibi ama kadın anlamıyor çünkü beni sevmiyor. İşin garibi kocam bey de hiç ses çıkarıp beni savunmuyor. "Merak etmeyin herhalde hava değişimi falan oldu şimdi iyiyim. Hastanede miyiz?" "Yok kızım otelin revirindeyiz ama hastane gibi tam teşekküllü burası kan aldılar senden ama bir sıkıntı çıkmadı sadece tansiyonun düşmüş birazda kan şekerin. Sen akşam yemeği yemedin değil mi ?" "Yok canım istememişti." "Anladım kızım. Ayhan dışarı gel" Kocamı da alıp odadan çıktılar ben bu haldeyken kaynanamla yanlız kalmak pek akıl karı değildi ama müdahale edecek takatim yoktu. Gözlerimi kapadım konuşmasın diye. "Ben demiştim oğluma beni dinlemedi. Daha 2 gün olmadan oğluma dayanamadın da bayılıp duruyorsun. Yarın öbür gün hamile kalsan ALLAH korusun nasıl bakacaksın torunuma." inanamıyordum ben bu kadına saygımı sevgimi kaybetmemek için yanağımın içini ısırmaktan kanattım. Ağzımı açarsam çok fena şeyler diyecektim sustum. Kapı açılınca Hikmet babam içeri girdi ama kocam yoktu. Gözlerim onu arayınca "Ben sana yiyecek bir şeyler alması için gönderdim kızım az sonra gelir" dedi açıklayarak. "Tamam Hikmet baba" dedim. Yanıma gelip "Güzel kızım artık sende benim evladımsın bana artık sadece baba desen olmaz mı?" elbette olurdu hoşuma da giderdi. "Tabii ki ben siz rahatsız olmayın diye dememiştim." dedim. "Olmam kızım olmam tam tersine çok mutlu olurum" dedi "Tamam babacım artık isminizle seslenmeyeceğim." dedim yanıma gelip saçlarımı öptü. Gözlerimden bir kaç damla yaş aktı habersiz ve ben elimin tersiyle sildim.Kaynanam düdüklü tencere gibi yerinde fokurdamaya başladı ama dediklerini ağzının içinden söylediğinden anlaşılmıyordu. Babam ona dönüp baktı ve hemen sesi kesildi bir yarım saat sonra Ayhan elinde iki tane poşetle içeri girdi nefes nefese. Poşetleri tekerlekli yemek sehpasına bırakıp tuvalete girdi ellerini yıkadı ve poşetleri açıp bana doğru yaklaştırdı. Sıcak bir mercimek çorbası ayran dürüm döner ve birde sütlaç vardı. Hem yemeklere hem de kocama baktım. Bu kadar şeye gerek yoktu ki yanımda olup bana sarılsa ben sevgisiyle doyardım. Babam bana yaklaşıp "Hadi kızım biraz bir şeyler ye de kendine gel bizde çıkalım işiniz bitince odaya gelirsiniz zaten. Biz sabah yola çıkacağız görüşemeyiz çok geçmiş olsun şimdiden Allaha ısmarladık." deyip saçlarımı tekrar öpüp kaynanamı da kolundan tutup zorlar gibi ki öyleydi hali söylenmesine aldırmadan odadan çıkardı. Keşke gitmeselerdi ben kocamla yanlız kalmaya hazır değildim galiba. Onlar gidince nedense kendimi çok yanlız hissettim. Üstelik bana bir şey demem için bir fırsatta vermemişti. "Şimdi daha iyi misin karıcım? "İyiyim." "Hadi yemek yede ben hemşireyi çağırayım serumun bitmiş yeni mi takacak çıkaracak mı halletsin" deyip dışarı çıktı. Önümdeki yemeklere baktım burnuma kokuları geliyordu karnımda açtı ama canım istemiyordu. Sanki ben burada olmamalıyım gibi hissediyordum buraya ait değildim. Hemşire ve kocam içeri girince hemşire bana yaklaşıp serumu çıkarttı ve getirdiği yeni serumu taktı. "Hemşire hanım başım çok kötü zonkluyor ağrı kesici alabilir miyim?" dedim hala ağrıyordu. "Bu çok normal tansiyonunuz çok düşmüş kan şekeriniz de üstelik küçük bir sinir krizi de geçirmişsiniz. Serumun içine ağrı kesici var. Sizi sakinleştirmek için 3 tane iğne yapmak zorunda kaldık" dedi. Hemen kocama baktım neler olmuştu ben hiç bir şey hatırlamıyordum. "Ben yanlış bir şey yapmadım değil mi?" "Hayır hayır öyle değil. Sinir krizi derken kasılıp kalmıştınız ellerinizi çenenizi açamadık doktor bey size üç tane diazem yaptı da anca kendinizi saldınız" dedi anlamıştım. Kendimi sıkmalarım susmalarım kasmalarım bu şekilde ses getirmişti. Galiba babamda kaynanamı ondan apar topar götürmüştü. "Ben ne zaman çıkabilirim?" diye sordum yataktan doğrulmaya çalışırken hastanelerden nefret ederdim burnumdaki o pis ilaç kokusu beni daraltıyordu. "Şimdi bu serumu almanız gerekiyor sonra sabah size bir tane daha vereceğiz sonrasına doktor bey karar verecek. Tahlilleriniz temiz çıktı hamile de değilsiniz merak etmeyin aldığınız ilaçlar size zarar veremez." dedi . Gayrı ihtiyari güldüm oradan bakınca delirmiş gibi göründüğüme emindim. "İyisiniz değil mi? Doktor beyi çağırmamı ister misiniz?" "Gerek yok uyumak istiyorum sağolun." deyip kendimi yatakta kaydırdım ve pikeyi çeneme kadar çekip gözlerimi kapadım. Hemşire gitmiş ve ikimiz kalmıştık. Yemeklere el sürmemiş üstelik gözlerimi bile kapamış kocamla iletişimimi koparmıştım. Yanıma yaklaşıp saçlarımı okşamaya başladı ellerine vurasım geldi. Gözlerimi açıp "Canım istemiyor Ayhan bunları toparlar mısın? " dedim. "Gökşen benden nefret ediyorsun değil mi? Bana çok kızgınsın. Ben özür dilerim ." durmadan özür dilemesinden sıkılmıştım. "Aynı şeyi yapmaktan sıkılmadın mı?"dedim.Şaşkınca bana bakıyordu. "Sürekli özür diliyorsun rahatsız oluyorum." dedim derdimi anlatarak. "Ama sürekli hata yapıyorum sana mahçubum." "Boşver hadi sen şunları topla bende uyuyayım. İstersen sen odaya geç ben işim bitince odaya gelirim" dedim. Kısaca seninle kalmak istemiyorum demiştim. "Gökşen burada kalmamdan da mı rahatsızsın?" dedi sesi çok üzgün çıkmıştı. Bir şey demeden başımı çevirip gözlerimi kapadım. Şuan ne onu nede başkasını istiyordum tek istediğim annemin dizlerinde yatıp "Geçecek güzelim bitecek " deyip saçlarımı okşamasıydı. Tekerlek sesi ve poşetin hışırtısıyla yemeklerin toplandığını anlayıp uykuya daldım. Ne kadar uyudum bilmiyorum ama hemşire yeni bir serum takarken gözlerimi açtım . Şimdi kendimi biraz daha iyi hissediyordum. "Günaydın Gökşen hanım ne güzel bir isminiz var bu sabah nasılsınız?" dedi sevinçle. "Şimdi kendimi daha iyi hissediyorum teşekkür ederim" dedim. Odada kocamı görmeyince hemşire durumu anlayıp "doktorun yanında durumunuzu sormak için gitti birazdan doktor beyle gelirler" dedi. "Bir bardak su alabilir miyim?" deyince hemen komidinin üzerindeki 1.5 luk şişeden su doldurup bana uzattı. Hızlıca içtim boğazım biraz yumuşamıştı. Kaç saatir yememiş içmemiştim resmen kurumuştum. Bardağı elimden alacakken kapı açıldı ve kocamla yakışıklı 40 larının başında bir adam içeri girdi. Gözlerinin iç gülüyordu sanki. Yatağımın sağına gelip serumu kontrol etti ve bana bakıp "Nasılsınız Gökşen hanım?" dedi. Ne diyeceğimi bilemeyerek doktora bakakaldım. Nedense çok hoşuma gitmişti yaydığı elektrik rahatlamıştım. Ben cevap vermeyince Ayhan yanıma gelip elime dokundu ve "İyi misin karıcım? " dedi. Kafamı ona bir kaç saniye çevirip doktora hitaben "Daha iyiyim ama buradan çıkmak istiyorum hastaneleri sevmiyorum" dedim kendimi açıklayarak. "Anlıyorum sizin tahlilleriniz de herhangi bir sorun yok sadece biraz gerilmişsiniz ve anladığım kadarıyla uzun saatler aç kalmışsınız. Tüm bunlara dikkat ederseniz sizi serumunuz bittiğinde çıkarabilirim" dedi. Konuşması şiir gibiydi yada ilaçların etkisiyle bana öyle gelmişti. "Teşekkür ederim " dedim. Doktor geçmiş olsun deyip hemşireyle beraber odadan çıktı. Ayhan odanın kapısını kapayıp yanıma geldi. Serum daha yeni takıldığından bitmesi öğleyi bulurdu. "Gökşen beni çok korkuttun kendine dikkat et lütfen" dedi sanki sorumlusu benmişim gibi. Gerçi aç kalmak benim suçumdu ama öyle şeyler yaşamıştım ki aklıma yemek falan gelmemişti. Kafam kazan gibi olmuştu saçma sapan şeylerden. "Dikkat ederim" dedim kısaca. Kaynananmların gideceğini düşünüp kocama sordum "Babamlar gittiler mi?" dedim merak etmiştim kaynanam kolay pes edecek biri değildi. Eminim ağlayıp sızlamış kalmışlardı. Başını sağa sola çevirdi tam tahmin ettiğim gibiydi işte. "Şey annem o kadar para verdik tatilimizi yarıda kesmem deyip babamla atışınca babam ne yapacağını bilemedi sadece odayı değiştirdiler. Babam karşımıza çıkmayacaklarına söz verdi. Onları görmeyeceğiz yani rahat olabilirisn karıcım." dedi. Ama sorun görmemek değil benim balayımın içine sıçmış olmasıydı o kadının. Ben artık ne bal nede ayı istemiyordum. "Ayhan serumum bitince eve dönelim ben burada kalmak istemiyorum" dedim ve gözlerimi kapadım. Onunla daha konuşmama gerek yoktu. Derin sesli bir nefes alıp verdi oturduğu yerden kalkıp odada volta attı bir kaç kez ama ben yine de gözlerimi açmadım. En sonunda vazgeçip dışarı çıktı. Sanırım oda benden sıkılmıştı . Belki de evlenmekle yanlış yapmıştık.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD