Sabah 9 da annemin telefonuyla uyanmış kendimi yataktan kazımıştım. Duşla falan uğraşmayıp hemen üzerime kot pantalon ve tshirt geçirip sporlarımla yola çıktım. Bizim evin az ilerisinde otobüs durağı vardı akbilimi alıp beklemeye başladım. 10 dakika sonra otobüs gelince hemen binip boş bir yere oturdum. Annemle bizim ev biraz uzaktı yarım saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra annemi balkonda beklerken gördüm endişelenmesin diye zorla gülümseyip herşey normal gibi el salladım. Oda bana el sallayıp içeri girdi az sonra otomatın sesiyle kapıyı itip apartmandan içeri girdim. Evin kapısında beni bekliyordu yaklaşmamla hemen bana sarıldı. Ağlamamam gerekiyordu kendimi sıktım ayakkabılarımı çıkartıp içeri geçtik. Anneannem odasındaydı ona ses etmeden içeri girdik. Kadın zaten 82 yaşında birde benim durumumu duyupta üzülmesin diye annem beni kendi odasına götürdü.
"Annecim neler oluyor?" daha fazla dayanamamıştı.
"Annecim klasik karı koca kavgası işte " dedim bir umut ama annem duracak gibi değildi.
"Gökşen annem balayından kadının tek başına geri dönmesi ve kocasının bu saat olmuş yanına gelmemesi hiçte normal bir karı koca kavgası değildir." dedi nokta atışıyla.
"Anne kaynanamda geldi aynı otele ve hatta yan odamıza." Annemin ağzı açılmış gözleri neredeyse fırlayacaktı şaşkınlıktan.
"Gerçekten mi?" diyebildi.
"Evet mağlesef üstelik bunun yanlış olduğunu söylediğim de kocam annesini sevmediğimi ve abarttığımı söylüyor. Bende dayanamadım ve geldim işte. Dedikleri hali tavrı gücüme gitti. Hem zaten biz." Annem yüzümde devamını arıyordu cümlemin.
"Evet annecim size ne oldu?"
"Biz daha karı koca bile olmadık." deyiverdim kendime engel olamayarak.
"Nasıl yani kaç gündür bir aradasınız nasıl olur annem?"
"Olmadı işte ne bileyim?"
"Kızım bir sorununuz mu var?"
"Yok sadece Ayhan bana yaklaşmıyor "canını yakmak istemiyorum" deyip duruyor. Bende kızıp uzak durdum ama oda bana hiç yaklaşmadı. Tam yaklaştığı anda da annesigil geldiler ve ben delirdim. İşte kavga sebebimiz bu." Annem ne söyleyeceğini bilemeyerek yüzüme bakakaldı. Ne denirdi ki böylesi bir duruma?
"Annecim Ayhanla konuştun mu ?"
"Hayır sadece bir kez aramış mesaj atmamış bu saat oldu hala aramadı Hikmet babam bile 52 kez aramış 23 tane mesaj atmış bana özür dilemiş korktuğunu söylemiş endişelendim demiş. Anne neden böyle oldu?" Annem bana sıkıca sarıldı annemin kokusuyla tuttuğum bütün gözyaşlarım bir bir düştüler gözlerimden ve ben sakinleyene dek annem beni bir milim bile bırakmadı kucağından. Biz beraber büyümüştük. Babamı kaybedince tüm dünyası ben olmuştum annemin. Büyük aşkla evlendiği kocasına asla ihanet etmemiş ondan başkasına başını çevirip bakmamıştı. Beni de alın teriyle çalışıp okutmuş babamdan kalan maaşı da "sana lazım olur kızım" deyip hep bir kenara koymuştu. Evlenirken yıllardır biriktirdiği parayla rahatlıkla çeyizimi düğünümü yapmıştı. Kimselere el açmadan boyun bükmeden üstelik. Dayım "yardım edeyim" dese de "Babasının parası ona yeter" demiş dimdik durmuştu herkesin karşısında. Canım babam hiç görmediğim bilmediğim babam şimdi şuan burada olsan hesap sorsan keşke diye geçirdim içimden. Sakinleşince annemden ayrılıp güldüm.
"Merak etme anne eminim hallederiz evlilik başka derler ya o hesap henüz birbirimize alışmaya çalışıyoruz." dedim ama en başta kendim inanmadım dediğime.
"Ben artık kalkayım eve geçmem lazım valizimi boşaltacağım ve biraz da dinleneyim" dedim ve kalkacakken annem durdurdu beni. Mutfağa el ele geçtik benim için tüm gece uyumamış bir sürü şey hazırlamıştı. Koca bir çantayı elime tutuşturdu. İşte annesi olanın kazandığı 5 0 hayata galip başlaması buydu. Anneme sıkıca sarıldım.
"Bir kaç gün sonra gelip anneannemi görürüm ." dedim.
"Eve geçince beni ara gece de ara hep ara annecim aklım sende . Anneanneni bırakıp gelemiyorum ama beni habersiz bırakma."
"Tamam annem" deyip elimde koca çantayla otobüs durağına yürümeye başladım. Allahtan otobüs hemen geldi ve bende binip bir yere oturdum. Mesai saati olmadığı için oldukça sakindi. Evin olduğu durakta inince apartmanın önünde arabamızı görüp biraz tuhaf oldum ben daha gelmezler diye düşünmüştüm. Bu arada bende düşünüp karar verecektim çünkü anlamıştım ki bu evlilik dedikleri şey Ayhanla mümkün değildi. Kırıklarımı göremeyen ama beni rahatlıkla suçlayan bir adamla hayatımı paylaşamazdım. Bu bana haksızlıktı... Ayaklarım ağırlaşmış halde apartmana girip kapının önünde bir süre bekledim. Sonra anahtarla açıp içeri girdim hiç bir tarafa bakmadan mutfağa geçip elimdeki çantayı masaya bıraktım ve usulca içindekileri çıkarmaya başladım. Neler yoktu ki börekler kekler sarmalar yemekler salatalar turşu ne ararsan vardı çantada.
"Canım annem benim" diye söyleniyordum ki ayak sesiyle başımı mutfak kapısına çevirdim. Ayhan süt dökmüş kedi gibi başı önde kapının orada benim gel dememi bekliyordu. Tabii ki bir şey demedim ve işime kaldığım yerden devam ettim. Elime bir servis tabağı alıp sarmadan ve salatalardan az az koyup sandalyeyi çekip oturdum. Yoğurtuda açtım ve yemeye başladım. Çatal sesine başını kaldırıp bana baktı hala konuşmuyordu en azından insan özür dilerdi onu bile yapmıyordu. İçeri bir adım girmişti ki telefon sesiyle hemen salona doğru gerisin geri gitti. İçerden sesi geliyordu ama saygısızlık olmasın diye dinlemedim ve annemin yaptığı mis gibi yemeklerden yemeye devam ettim. Sesini kısık tutmaya çalışsa da salon hemen yan oda olduğundan dedikleri illa ki duyuluyordu.
"Anne evde karım evde annesinden geldi az evvel orada kalmış işte."
"...................................................."
"Neyin hesabını sorayım anne saçmalama karım evimize gelmiş ordanda annesine geçmiş anne yapma lütfen annesini arayıp bir sürü şey söyledin." ne saçmaladınız acaba?
"....................."
"Kadın kimbilir nasıl korkmuştur."
".........................."
"Anne ben kapatıyorum sonra konuşalım karımla konuşmam lazım kendimi affettirmem gerek." hiç sanmıyorumm.
"................."
"Anne lütfen iyi geceler." deyip telefonu kapadı ve belli ki yanıma geliyordu. Mutfaktan içeri girip karşımdaki sandalyeyi çekip oturdu.
"Özür dilerim." aynı film.
"Ben çok üzgünüm yanlış yaptım ama sen öyle deyince saçmaladım işte." bunu bilmende güzel.
"Yüzüme bakmayacak mısın?" Başımı kaldırıp yüzüne baktım sonra yine tabağıma çevirdim ve yemeğimi yemeye devam ettim.
"Gökşen canım biz daha 3 günlük evliyiz yolun bu kadar başındayken bu halde olmamız doğru mu?" sorumlusu ben değilim.
"Bak tamam her ikimizde hata ettik öpüşüp barışalım." ben hiç bir hata etmedim. Başımı kaldırıp yüzüne dikkatle baktım sevip evlenmeye karar verdiğim adam bu mu diye.
"Konuşmayacak mısın benimle küsmüyüz?" daraldımm.
"Ayhan evine hoşgeldin ama geç geldin ." Şaşırdı benden böylesi sakin bir tepki beklemiyordu.
"Bilet bulamadım ne yapayım en erken sabah 8 deydi bende ona bilet alıp anca gelebildim. Bunun içinde beni suçlayamazsın?"onun için değil ki kızgınlığım.
"Beni seviyor musun?"
"Tabii ki seni seviyorum ne biçim sorular soruyorsun?"
"Merak ettim de sevgi senin için neyi ifade ediyor?"
"Bana felsefe yapmasan olmaz mı biliyorsun ki ben sayısalcıyım."
"Ne tesadüf bende."
"Karıcım meselemiz bu mu ?"
"Ne konuşalım o zaman Ayhan sen söyle ona göre bende cevap vereyim."
"Annem Gökşen annemi seviyor musun?"
"Ayhan annene senden dolayı saygı duyuyorum. "
"Ama sevmiyorsun."
"Zorunda mıyım?"
"Elbette değilsin ama ne bileyim sevemez misin?"
"Nikahıma mı alacağım?"
"Biraz ağır mı olsan sonuçta kocanı dünyaya getiren kadın."
"Zaten o yüzden saygı duyuyorum."
"Ha yani yoksa ?"
"................."
"Anladım karıcım. Annemler Antalyada kaldılar 4 gün sonra gelecekler. Annem senden özür dileyecek babam çok kızdı ciddi büyük bir kavga ettiler. "
"Peki sen Ayhan sen annene ne dedin?"
"Bana fırsat kalmadı babam halletti."
"Onu demiyorum annene balayımızı zehir ettiği için bir şey demedin mi?""
" Dedim ya babam halletti diye."
"Ben babanı demiyorum sen annene ne dedin yada diyebildin mi?"
"Bir şey dememe gerek yok ki babam zaten annemin burnundan getirdi zavallı kadın o yaşta senin yüzünden onca laf yedi." anladım hala annemizi savunuyoruz.
"İzninle ben yatacağım başım ağrıyor" deyip boşalan tabağı lavaboya bırakıp banyoya geçtim elmi ağzımı yıkayıp dişlerimi de fırçalayınca yatak odasına geçtim. Kapalı pijama takımlarından birini giyinip yatagı açtım ve uzandım. Az sonra kocamda geldi burnu hala havada sanıyor ki bana galip geldi çünkü ben konuşmadım . Ama bilmiyor ki ben....
"İyi geceler karıcım" deyip pijamalarını alıp banyoya geçti. Az sonra giyinmiş halde yanıma gelip bana sarılmaya çalışıp yataga uzandı. Hemen kendimi çekip "Hava çok sıcak ayrı yatalım" dedim ve en uca çekilip uyumaya çalıştım. Kaskatı kalmıştı ne yapacağını bilemeyerek sırt üstü uzanıp tavanı izledi. Nefes alışlarından ne kadar kızgın olduğunu anlayabiliyordum. Kendini sakinleştirmeye çalışıyordu ama pek işe yaramıyor gibiydi...