Kumru odasının kapısını kilitlemişti. Işıkları yakmamıştı. Oda karanlıktı, sadece perde aralığından giren ay ışığı yüzünü aydınlatıyordu. Yatağın kenarında oturuyor, boşluğa bakıyordu. Ağlamıyordu artık. Gözyaşları bitmiş, yerini sert bir soğukluğa bırakmıştı. Kapı tıklatıldı. “Aç kapıyı, Kumru.” Azer’in sesi. Sert ama yorgun. Kumru cevap vermedi. Azer kapıyı zorladı, kilidi açtırdı. Kapı açıldığında Kumru ayağa kalktı. Gözleri kızarmıştı ama bakışları dimdikti. Azer içeri girdi, kapıyı kapattı. Bir süre konuşmadı. Sonra derin bir nefes aldı. “Bak,” dedi kısık bir sesle. “Bu senden önce olan bir ilişkiydi. Leyla’yla geçmişim var. Şimdi hamile. Onu o halde ortada bırakamam.” Kumru’nun dudakları titredi ama sesi sakin çıktı. “Beni de ortada bırakıyorsun, bana kuma gelemez .

