10 gün sonra .... Urfa akşamı ağırdı. Demirhanlı konağının avlusunda mangalın közleri yanıyordu. Azer, Devran ve çocukluk arkadaşı Hakan taş masanın etrafında oturuyordu. Silahları, aşiret meseleleri ve Bozkurt konuşuluyordu. Azer’in elinde tespih vardı, sinirli bir ritimle çeviriyordu. Devran sigarasını yaktı. “Bozkurt çıldırmış diyorlar. Adam deli olmuş.Kumru yenge onun gerçek aşkıhdı galiba .E Ceylin ne alaka amın çocuğu degil mi piç işte ! .” Azer kafa salladı “Çıldırsın. Daha yeni başladı.Amına koyduğum pezevengi, kızları kandırıp duruyor işte .Yazık benim bacım da saf .” Hakan sinirle çakmağı vurdu masaya “Ulan kız için bu kadar ortalık ayağa kalktıysa, demek ki gerçekten tek bunu sevdi .Yada güzelliği etkiledi . Sen de güzel bir yerden bastın lan ! .” Azer cevap vermedi

