Kumru sabah erkenden uyandı. Güneş, temizlediği odanın içine ince bir çizgi gibi süzülüyordu. Konağın ağır duvarları, baskılar, korkular… Hepsi geride kalmıştı. Burada sadece kendisi vardı. Aynanın karşısına geçti, saçlarını taradı. Selmangazi Soylu Konağı’nda okuduğu lise günleri geldi aklına. Ağa kızlarının arasında, yabancı gibi ama gururlu… Hocaları hep “Sen okumalısın Kumru, senin kafan çalışıyor” derdi. Birden kalbinde bir karar netleşti. Okuyacaktı. Yarım kalan hayallerini, annesinin babasının yarım kalan umutlarını tamamlayacaktı. “Açıktan üniversite okuyacağım,” dedi yüksek sesle. Köyün sessizliği içinde bu cümle bir yemin gibiydi. Ama sonra gerçeği hatırladı. Cebini yokladı. Boştu. Ne kayıt parası, ne kitap alacak parası vardı. Yine de pes etmedi. Üzerine sade b

