Azer, Bozkurt’a son kez bakıp, gözlerindeki öfkeyi bastırarak Kumru’yu sımsıkı tuttu. Onun nefesini duyabilmek, sıcaklığını hissetmek dışında hiçbir şeyin önemi yoktu. “Geçti, artık güvendesin, güzelim. Hiçbir şey sana dokunamaz.” dedi boğuk bir sesle. Kumru hâlâ titriyordu ama Azer’in kollarında kendini güvende hissediyordu. “Azer… çok korktum…o öyle biri değildi ” dedi fısıldayarak. Azer başını salladı. “Artık korkmana gerek yok. Tamda böyle bir kişilikti bu alçak adam ” O an hızla karar verdi. Bozkurt’la uğraşacak, onun hesabını sonra görecekti. Şimdi önemli olan sadece Kumru’ydu. Siyah araca bindiler. Azer direksiyona geçti, Kumru koltuğa gömülmüş, başını göğsüne yaslamıştı. Arabada sessizlik hâkimdi. Kumru arada hıçkırıyor, Azer sadece omzunu sımsıkı tuttu, kelime etmiyordu.

