Azer merdiven başında durdu. Aşağıdan gelen ince tül sesi ve Kumru’nun boğuk hıçkırıkları kulaklarını dolduruyordu. Gelinlik provasını bilerek uzatmıştı. Kızın gözyaşları, titreyen elleri, korkuyla kaçamak bakışları… Hepsi onun istediği şeydi. Kapı aralandı. Devran içeri girmişti. Duvara yaslanıp Kumru’yu izliyordu; yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. Kumru’nun gelinlik içinde solgun ve ürkek hali, adamın dikkatini çekmişti. Azer bunu fark etti. Bir an için zaman durdu. Devran’ın bakışları Azer’in gözünde bir hançer gibi battı. İçinde yükselen öfke, kontrolünü kaybettirecek kadar sertti. Bir anda kapıyı sertçe açtı. “Ne bakıyorsun lan?” diye kükredi. Sesi mahzende yankılandı. Devran sakin bir tavırla ona döndü, dudaklarının kenarında o sinir eden sırıtma vardı. “Gelinine ba

