" Ares'in Ölümü "
" Şeytanın Ünü "
Aker, otuzlu yaşlarında bir adamdı ve son derece de ünlüydü. Ne zaman bu kadar popüler olduğunu kimse tam olarak bilmiyordu ama çok büyük bir hayran kitlesine sahipti.
Onunla ilgili her şeyi herkes biliyordu çünkü özel hayatı medyanın önündeydi. Akşam yemeğini kiminle yediği, model sevgilisi, son turnesinden ne kadar kazandığı ve yeni albümünün hitler arasına girdiği falan. Her gün haber konusu oluyordu. Yakışıklılığı ve çapkınlığı bir türlü dillerden düşmüyordu.
Herkes onun hakkında her şeyi bildiğini sanıyordu. Onun hakkında bilinmeyen bir sürü şey olmasına rağmen. Mesela, hiç kimsenin aklına onun cehennemden kaçan Lucifer olabileceği gelmezdi.
Ünlü pop star Aker, konserden sonra sahne arkasına geçti.
Daha sonra konuşmaya başladı. " İşte yıllardır hayalini kurduğum hayat. Sonunda bu hayata kavuşabildim. Kadınlar, içki... Ün, şöhret, para... Benim cehennemden kaçmama yardım eden o aptalları bulursam onlara sonsuz şükran ve minnetimi sunacağım" dedi biraz alay biraz da mutlulukla.
" Galiba onlardan biri benim. Teşekkürü şimdi alabilirim." dedi kapının kenarında bekleyen badigard.
Aker ise bu adamın onunla dalga geçtiğini düşündü ve, " Saçmalama Sabahattin. Seni geçen işe aldım ya. Dediğim saçmalıkları dinliyor musun gerçekten de?" dedi Lucifer.
" Normal bir insan olsam ya ünlülerin hepsinin zaten deli olduğunu bildiğim için dediklerinin üzerinde durmazdım ya da seni ünlü bir kaçık olarak düşünürdüm. Ne var ki ben pek de normal olarak nitelendirilmem." dedi Sebastian gözlüğünü ve sağ kulağındaki tek kulaklığı çıkartırken. Konuşmasına devam etti. " Üstelik adım Sabahattin değil, Sebastian. Lucifer... Üstelik daha da iyisi, sen de beni tanıyorsun." dedi.
Kaslı vücuduna cuk oturan siyah bir tişört giymişti. Gözünde badigardların taktığı o gözlüklerden vardı. Gözlüğünü çıkarıp bir kenara fırlattı ve bu şekilde Lucier, onun yakışıklı yüzünü daha da iyi görebilme imkanı buldu.
Lucifer, " A, kimleri görüyorum? Bu sensin, kadim dostum Apollon. Bu ihtiyar şeytanın gözleri artık eskisi kadar iyi görmüyor. Kusuruma bakma." dedi şakayla.
Apollon ise en ufak bir mimik yapmaktan kaçınıyordu.
" Bekle. Seni kılık değiştirerek kulisime girmeye iten şey de ne? Geçen sefer sevgilini bulmada sana yardım ettim ya? Dostuz sanıyordum Apollon." dedi Lucifer.
" Hiç şaka kaldıracak havamda değilim Lucifer. Buraya sana ciddi bir iş teklifi yapmaya geldim." dedi Sebastian.
" Ne o? Yoksa beraber gece klübü açmayı mı düşünüyorsun? Eğer öyleyse, varım." dedi Lucifer.
" Ah! Lucifer. Bir anlık da olsa ciddi kalmayı başaramıyorsun. Vera'yı bulmada gerçekten yardımcı oldun. Teşekkür ederim." dedi Sebastian.
" Bir tanrı, bir şeytana teşekkür mü ediyor? Gerçekten göz yaşartıcı bir manzara." dedi Lucifer yine aynı alaycı tavırla.
" Peki benim Lucifer olduğumu nasıl keşfettin? Geçen sefer sana çok ipucu vermemiştim bu konuda." dedi Lucifer.
" Etrafda dolaşan bir sürü şeytan var. Cehennemin kapısı açık kalınca dünyaya kaçmışlar. Senin Lucifer olduğunla alakalı kuvvetli şüphelerim vardı ama sana itiraf ettirmeyi başaramadım." dedi Apollon.
" Sen de şeytanlarımdan birini yakalayıp ona işkence etmiş olmalısın. Haksız mıyım?" dedi Lucifer.
" Evet haklısın. Sana bağlı, bir sürü şeytan etrafta dolaşırken direkt senin üzerine yürümek yerine şeytanlarından senin kimliğini öğrenebilirdim. Bunu başardım da. İşte karşındayım." dedi Apollon.
" Ne o? Yine beni kötü olmakla ve kötülük yapmakla mı suçlayacaksın geçen seferki gibi? Ben Lucifer'ım. İyilik timsali olmamı beklemiyorsun gerçekten, değil mi?" dedi Lucifer.
" Gerçekten senden yardım istiyorum ama önce bunun için uygun musun bunu öğrenmeliyim. İnsan öldürdüğünle alakalı söylentiler var Lucifer. Ben insanların koruyucusu olan bir tanrıyım. Yaşamın ve bilgeliğin tanrısıyım. Eğer bunu yaptıysan seninle çalışamam. Yaptın mı?" dedi Apollon.
" Hayır tabiki de. Neden böyle bir şey yapayım? Nasıl tanrılar ve şeytanlar insan kılığına girip dünyada dolaşabiliyorlarsa, melekler de dolaşıyorlar ve bilirsin ben onları çok sevmem. Malum sebeplerden işte. Ünlü biri olduğum için daha dikkatli olmalıydım ama bir an sinirime engel olamadım işte ve bu oldu. Ünlü olmak başa belaymış meğer. Ben sadece hayatımda biraz heyecan istiyordum, o kadar. Bu yüzden ünlü olmak istedim." dedi Lucifer.
" Yani öldürdüğün bir melekti?" dedi Apollon.
" Birden fazlaydı." dedi Lucifer.
" Pekala. Her neyse. Senden istediğim Hades'e karşı benimle güçlerini birleştirmen. Bana yardım edecek misin?" dedi Apollon hızlı bir üslupla.
" Yardım ederim ama benim de kendimce şartlarım var. O zaman sen de benim istediklerimi yapmak zorundasın." dedi Lucifer.
" Ne yapmamı istiyorsun?" diye sordu Apollon.
" Melek öldürmeni. Kabul ediyor musun?" dedi Lucifer.
" Melek öldürmek mi? Bunu yapmak mümkün mü ki?" diye sordu Apollon.
" Hiç şeytanın mızrağını duydun mu?" dedi Lucifer ve hemen bunları dedikten sonra elinde bir mızrak beliriverdi.
" Ben bunun sadece şeytanın çizgi film versiyonu için tasarlanmış bir şey olduğunu düşünmüştüm." dedi Apollon dikkatle mızrağa bakarken.
" Hayır. Bu özel bir mızraktır ve melek öldürmeye yarar. Eğer bana bunun sözünü verirsen ben de senin Hades ile mücadelende senin yanında olacağıma söz veririm." dedi Lucifer.
Apollon, Hades'i alt etmeye o kadar odaklanmıştı ki şu anda şeytanla anlaşma yaptığının bile bilincinde değildi. Tek düşünebildiği, Hades'i nasıl alt edebileceğiydi.
Lucifer'in sorusunun peşi sıra elini uzattı ve hemencecik, " Anlaştık. Yapmam gerekenleri yapmaya hazırım." dedi.
Lucifer sinsi bir şekilde gülümsedi ve, " Bu düşündüğümden de kolay oldu. Tanrı bir yardımcı ha? Bu eğlenceli olacak." dedi keyifle.