Araba bahçeli bir evin önünde durdu, çevrede hiç yerleşim yeri yoktu. Kısa bir bakışmadan sonra, arabadan aşağıya indim. O, bagajdan eşyaları indirirken ben eve doğru yürüdüm. Arkamdan yetişti, kapıyı açtı. Onunla beraber aynı eve girmek beni oldukça germişti. Mutfağa poşetleri bırakmaya gitmişti sanırım. Ben etrafı incelerken yanımda bitti. Son zamanlarda hep yaptığı gibi. “Evet Kutay, seni dinliyorum. Ne söyleyeceksen söyle, sonra bırak beni.” “Yasemin, ne zaman huysuzlanmayı bırakacaksın? Geldik işte, azıcık vakit geçirip döneceğiz. Nedir yani?” “Ne vakti ya, ne vakti! Farkında mısın bilmiyorum ama sen beni buraya isteğim dışında getirdin. Seninle eğlenmeye gelmiş gibi miyim!” “Yemek yapacağım, ne yersin?” “Sence şu an tek derdim yemek mi Kutay?” dedim, ellerimi saçlarımın arasında

