bc

İyiki aldatıldım

book_age18+
3.4K
FOLLOW
30.4K
READ
dark
one-night stand
family
second chance
mafia
heir/heiress
drama
friends with benefits
like
intro-logo
Blurb

Ama karşılaştığım şey görmeyi isteyeceğim türden bir şey değildi. Hatta duymayı bile kaldıramazdım. Beni nasılda kandırmışlardı. Hatta fıratı? Benim evimde benim yatağımda benim nişanlımla, kocam olacak adamla elanın ne işi vardı?. Ela tarığın üzerinde at biner gibi oturmuş oturup kalkıyor bir yandan zevk çığlıkları atıyordu. Tarık aç bir kurt gibi elanın göğüslerini sömürüyordu hemen telefonumu çıkarıp, onları kayda aldım ama bir dakikadan fazla katlanamadım. Tam dönecekken ela konuştu. “neden onunla hala yatmıyorsun artık senden vazgeçmez seni seviyor”“çünkü onun göğüsleri senin kadar büyük değil ve senin kadar ateşli değil sen varken onu ne yapayım...”Cümlesi bittiğinde öyle hızlandı ve sertleşti ki hareketleri. Elanın inlemeleri bütün odayı doldurdu. “hem bu yeni yatak da ilk seni becermek istiyordum.” Onlar gülüşe dursun oradan nasıl uzaklaştığımı bilemedim alelacele çıktım. Dönüp kavga edebilirdim ama yapmadım çünkü içimdeki ihanet acısını basit bir kavga dindirmezdi. Taksi tuttum göz yaşlarıma hakim olamıyordum. Eve nasıl geldim o yol nasıl bitti bilmiyorum ama benim için her dakika ölüm gibi geliyordu. 12 senelik arkadaşım... Dostum... Sırdaşım.... Bana bu ihaneti nasıl reva görmüştü?

chap-preview
Free preview
İhanetin affı olmaz
Bu sabah erken uyandım. Sevgilime güzel bir kahvaltı hazırlayacaktım. Dün gece evdeki eşyaların yerleşiminde çok yorulmuştuk. Kendi evimizde ilk gecemizdi. Tam tamına 10 gün sonra evli ve sevdiğim adam ile mutlu olacaktım. 5 sene tam 5 senedir beraberdik ve bana evlilik teklifi ettiği o gün dünyanın en şanslı kızıydım. Hala kendi evimi tam anlamı ile boşaltmamıştım hafta sonu o işlerde halledilecekti. Okuduğum üniversite de rehberlik öğretmeniydi. O zamanlar psikolojimin düzelmesine epey yardımcı olmuştu. Sonrası ise birbirine aşık iki çift olmuştuk. Daima beni dinler ve ne hissettiğimi bilirdi. Kahvaltıyı hazırlarken belime dolanan eller hafifçe sıçramama neden oldu. Boynuma sıcak bir öpücük bıraktı. “benim güzel sevgilim ne yaparmış bu saatte” “sana kahvaltı hazırlıyorum” “ben kahvaltımı başka şekilde yapsam” Muzipçe gülümsedi beni kendine doğru çevirdi. Şimdi mutfak tezgahının üzerindeydim. bacaklarımın arasında duruyordu, çok yakındık. Kollarımı boynuna dolayıp dudaklarına doğru uzandım. Beni reddetmedi öpüşü daha da derinleşti ve kulağına fısıldadım. “düğüne çok az kaldı hemen şimdi mi istiyorsun?” Dediğim şey gayet açıktı ben hala bakireydim. En başta ben istekli değildim. Çünkü ilişkimin başındaydım ve henüz o zamanlar çok sorunumuz olduğu için pişman olmak istememiştim. Zamanla ona iyice kapılınca kendimi ona bırakmıştım. Ama o daima bunun özel olmasını istediğini söyledi. Gerdeğe kadar beklemek istiyordu sanırım. Öksürdü başını geri çekti kendini toparladı bu hali kıkırdamama neden olurken, “tabi ya az kaldı şurada ne kalmış ki şafak 10 bekleyebilirim sonuçta 5 sene bekledim” “evet bekledin” tezgahtan inip. Ellerini tuttum ondan bir adım bile uzak kalmak istemiyordum. Sarıldım benden birazcık daha uzundu. “ve seni sabrın için tebrik ediyorum yaşayan bir sabır taşısın” dedim gülerek. “gül sen gül ama hayatım ne olur şöyle gezme yoksa gerçekten bu sabır taşı ortadan ikiye ayrılacak yüreğim kaldırmıyor” Etrafımda bir tur döndüm bazen salağa yatmak çok hoşuma gidiyordu yaz ayındaydık. Üzerimde askılı bluz ve şort vardı. Ben döndüğümde dudaklarını ısırdı. Üzerime doğru yürüdüğünde mutfak kapısından çıkmak üzereydim. “neyse sen Kahvaltıyı masaya koy her şey hazır zaten bende hazırlanıp geleyim.” Gözlerindeki yangında kaybolmadan önce uzaklaştım ve üzerimi değiştirdim. Güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra o bugün burada kalacaktı gelecek eşyalar vardı çünkü. Beni uğurlamak üzere kapıya kadar geldi. “akşama kaçta çıkarsın seni alayım” dediğinde ona söylemediğimi fark ettim “ah sana söylemedim bu akşam nöbetim var benim yani yarın sabaha ancak görüşürüz.” “bu pek iyi olmadı” dedi üzgünce. “ama ne yapalım sonuçta o senin işin kendine dikkat sevgilim” iki yanağımdan öptü bende hemen yola koyuldum. Yoldayken beni ela aradı kendisi 12 senedir arkadaşım. Birbirimize dost sırdaş kardeş her şey olmuştuk her şeyimizi bilir birbirimizle paylaşırdık. “aloo neredesin yasemin” “yoldayım canım işe gidiyorum sen” “iyi bende biliyorsun jüri önüne çıkacağız hazırlanıyoruz” dedi ve devam etti. Kendisi oyunculuk istiyor önemli birkaç jürinin önünde tiyatro yapacaklar. Onun için mükemmel bir fırsat eğer kendini yeterince gösterebilirse önü açılacak yeni fırsatlar kazanacaktı. “ha bu arada akşam buluşalım mı tabi işin yoksa düğüne elbise aldım bakarız” “ya Elanur çok tatlısın ama benim nöbetim var bu gece gelemem.” Aaa dedi hüzünlü bir tonda, “o zaman başka bir güne diyelim. Ben seni fazla tutmayayım öptüm canım” “bende bende” kapattı. Akşama kadar oraya koştur buraya koştur ölmüştüm resmen. Ve nöbetim vardı. İş arkadaşım yaren sabahtandır kıvranıyordu. Asistan odasında oturuyorduk bana döndü. “yasemin biliyorum evleniyorsun çokkk işin vardır muhtemelen. Ama senden bir şey isteyeceğim lütfen” “söyle yaren ne oldu” Öksürdü hafifçe doğruldu. “bu gece nöbete ben kalsam yarında sen benim yerime kalsan. Burağın doğum günü... Herkese değişelim dedim ama kabul etmediler vallahi düştüm eline yardım et” ellerini önünde birleştirip yardım istedi hayır doğru tabir dilenmek evet resmen dinleniyordu! Oflayarak ona baktım. “ama yaren gerçekten çok işim var evdeki eşyaları toparlamam gerek yarın” “izin günümde kapında yardıma hazırım lütfenn” “ama” “lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen” dedi kollarını bana sararak kıramadım neden insanlara hayır diyemiyordum? “tamam baş belası bugün sen kal bende tarığa süpriz yapayım bari” Ona söylememeyi ve habersizce eve gitmeyi planladım eminim çok şaşıracaktı. Yolda giderken en sevdiği tatlıdan aldım. Limonlu cheesecake bayılırdı. Kapıyı çalmadan sessiz adımlarla eve girdim aldıklarımı mutfağa bırakıp, üst kata çıktım dubleks bir evimiz vardı yatak odasını yukarıya yapmıştık. Ama karşılaştığım şey görmeyi isteyeceğim türden bir şey değildi. Hatta duymayı bile kaldıramazdım. Beni nasılda kandırmışlardı. Hatta fıratı? Benim evimde benim yatağımda benim nişanlımla, kocam olacak adamla elanın ne işi vardı?. Ela tarığın üzerinde at biner gibi oturmuş oturup kalkıyor bir yandan zevk çığlıkları atıyordu. Tarık aç bir kurt gibi elanın göğüslerini sömürüyordu hemen telefonumu çıkarıp, onları kayda aldım ama bir dakikadan fazla katlanamadım. Tam dönecekken ela konuştu. “neden onunla hala yatmıyorsun artık senden vazgeçmez seni seviyor” “çünkü onun göğüsleri senin kadar büyük değil ve senin kadar ateşli değil sen varken onu ne yapayım...” Cümlesi bittiğinde öyle hızlandı ve sertleşti ki hareketleri. Elanın inlemeleri bütün odayı doldurdu. “hem bu yeni yatak da ilk seni becermek istiyordum.” Onlar gülüşe dursun oradan nasıl uzaklaştığımı bilemedim alelacele çıktım. Dönüp kavga edebilirdim ama yapmadım çünkü içimdeki ihanet acısını basit bir kavga dindirmezdi. Taksi tuttum göz yaşlarıma hakim olamıyordum. Eve nasıl geldim o yol nasıl bitti bilmiyorum ama benim için her dakika ölüm gibi geliyordu. 12 senelik arkadaşım... Dostum... Sırdaşım.... Bana bu ihaneti nasıl reva görmüştü? Peki ya 5 senelik sevgilim? Madem beni istemiyordu o zaman neden benimle evleniyordu her şey çok mantıksız ve can yakıcıydı. Ne yapacağımı bilmez bir şekilde koltuğuma çöktüm ve deli gibi ağlamaya başladım hıçkırarak haykırarak kendimi daha fazla tutamazdım. Ne yapacaktım? Hayatıma hiç bir şey olmamış gibi devam edemezdim. Ama nasıl konuşacaktım ne diyecektim? Kapım çalındı. Gelen kimdi bilmiyorum ama kimse ile konuşacak halim yoktu. Yine çalındı ve bir ses yükseldi, “yasemin neredesin kızım hadi aç sesini duydum iyi misin” Arzu teyze benim ev sahibimdi yıllar önce kocasından boşanmış iyi ve gayet modern bir kadındı. Kapıyı göz yaşlarımı silerek açtım. İçeriye girdiğinde, “Vah yavrum ne oldu sana” dedi sarılıp sırtımı okşarken onun bu denli Şefkat göstermesi daha çok ağlamama neden oldu. Benimle beraber koltuğa oturup bağrına bastırdı. “Şşş ağlama ağlama sakinleş bakayım ne oldu bir anlat bana kim senin bu güzel canını sıktı?” “tarık” dedim hıçkırarak. “ah kuzum evlilik stresinden ufak tefek şeyler olur bu yüzden ağlanır mı hiç hem o senin gönlünü alır iyi çocuktur” “Tarık beni elayla aldatıyor arzu teyze” Yine ona sarıldım. Benim annem babam çok uzakta yaşıyorlardı ve yalan söylememek gerekirse epey ilgisizlerdi. Arzu teyze bana anne gibiydi. “ne demek aldatıyor yapmaz öyle bir şey sen yanlış duymuşsundur evleniyorsunuz siz hem” dedi inanmayarak. “duymadım gördüm hemde o şeyi yaparken” yüzümü aklıma gelen sahnelere buruşturdum Arzu teyzenin bile rengi atmıştı küfür ettiğini duydum. Beni teselli etmek ister gibi ellerimi tuttu. “bana bak kızım o şerefsiz seni kaybederek en büyük pişmanlığı yaşayacak zaten, ama iyi yanından bakmak gerekirse iyi ki öğrendin ya evlendikten sonra öğrenseydin? Hiçbir şey için geç değil canım kızım gençsin güzelsin yeni başlangıçlar için hala vaktin var” “gidip hesap bile soramadım arzu teyze biri en yakın arkadaşım diğeri sevdiğim adam” “şu mendebura öyle deme cehenneme kadar yolu var benim kızıma ağlamak yakışmaz sen dik duracaksın eğilip bükülürsen onlarda mutlu olur onlara inat dik dur yavrum” “hem sen açsındır ben sana yemek getirdim beraber yiyelim bu akşam ne dersin?” Dediğinde Başımı salladım oda hemen ayaklandı konu üzerinde fazla durmayarak beni sakinleştiriyordu kendince. Sofrayı güzelce hazırladı. Beraber akşam yemeği yedik ve benim sakinleştiğimden emin olup bir dünya öğüt vererek kendi katına çıktı. İlk sinirim ve üzüntüm geçince mantık kafama yeni yerleşmiş gibiydi. Fırat, ela bunu ona nasıl yapabilmişti. Onlarda evlilik yolundaydılar. Fırat kim bilir nasıl üzülecekti ona nasıl söyleyecektim. Ama ondan önce elayı halletmeliydim bana ettiği ihanetin bedelini ödeyecekti. Tarık konusunda ise fırattan destek almayı planlıyordum onun fişini çekmek ona kalsa daha iyi olurdu. Bende zevkle olanları izleyecektim. Bizim kadar olmasa da Tarık ve Fırat da iyi arkadaşlardı. Sabahı sabah ettim yerimde duramadım. Dün akşam gelen kargoları kafam dağılsın diye açmaya karar verdim. Yeni bir yuva yeni şeyleri almak gerektirirdi. After patimde giyeceğim elbisem gelmişti. Zümrüt rengi saten arkadan bağlamalı derin dekolteleri olan bir elbise.. Hiç giyemeyeceğim ne acı. Diğer pakette ise ilk gecemiz olduğu ve daha özel olması için sipariş verdiğim fantezi iç giyimler ve gecelik takımları vardı. İğrenerek baktım gerçekten az kalsın kendimi değmeyecek bir adam için harcayacaktım. Onları bir kenara koydum ve hemen hazırlandım elanın gösterisine yetişmem lazımdı. Gidebileceğim en hızlı şekilde oraya vardığımda arif abiyi gördüm yapacağım şey için ona ihtiyacım vardı. “arif abi günaydın nasılsın?” “günaydın yasemin iyiyim çok şükür” “iyi iyi ela geldi mi” “geldi hazırlanıyorlar birazdan başlayacaklar haber vereyim mi” “yok verme süpriz olsun sana şey diyeceğim şimdi benim elaya bir sürprizim olacak gösteri sonunda sana vereceğim flaştaki şeyi yansıtır mısın oyunları bitince” “bilemedim ki şimdi böyle şeylere izin varmı?” “ya arif Abi kurbanın olayım çok önemli” Onunla ela sayesinde uzun zamandır tanışıyorduk birazcık tanıdıysam hayır demezdi. “tamam kız seni mi kıracağım ver bakalım” Flaşı ona verip gösteri salonundaki bir koltuğa oturdum planım kusursuz bir şekilde ilerleyecekti. Ela beni gördüğünde el salladı ve aynı şekilde karşılık verdim. Tiyatro bittiğinde müthiş bir alkış koptu. Jüriler bile ayağa kalkmıştı. Ela eline çok iyi bir fırsat geçirmişti tabi bana ihanet etmeseydi. Şimdi tiyatro sırası bendeydi. Hızla sahneye doğru yürürken elanın bakışları bana kaydı ifadesizce ona baktım. Ben sahneye henüz vardığımda hazırladığım slayt başladı. “sevgili jüriler, bugün seçmeler var eminim bu kadar mükemmel oyuncu arasında seçim yapmak çok zordur o yüzden ben işinizi bir nebze kolaylaştırmak için buradayım. Şimdi bu gördüğünüz kişi Elanur yani benim arkadaşım ama öyle basit bir şey değil biz uzun seneler arkadaş kaldık.” Sıradaki fotoğrafta Tarık ve ben vardık. Uğultu yükseldi herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. “aa bakın buda benim nişanlım tam 9 gün sonra evleneceğiz yani evlenecektik... Şimdi sayın hocalarım ve jüriler kendinizle gurur duyun...” Elaya baktığımda rengi mora yakındı olacakları anlamış gibi telaşlanmıştı. “sizler mükemmel bir oyuncu yetiştirmişsiniz. Çünkü ben yani onun ses tonundan duygularını anlayabilen ben bana ihanet ettiğini anlayamadım.” O sırada video oynamaya başladı eminim arif abi fark ettiğinde hemen kapatacaktı ona böyle bir şey yaptırmak istemezdim ama öfkem dinmiyordu. Ela bembeyaz olurken, herkes ayıplar bir şekilde aaa diyordu. “gördüğünüz gibi bırakın bu gösteriyi kazanmayı kendisi oscar almaya layık şu oyunculuğa bakar mısınız?” video kapanırken utanç verici sesler yükseldi. Gözlerim dolmuştu ama burada ağlayamazdım elanın yanında olmazdı. Oda kendini kaybetmiş ayılıp bayılırken üzerime atlamaya çalıştı. “seni öldüreceğim seni geberteceğim sen onu hak ettiğini mi sanıyorsun, bu yaptığını ödeteceğim” Arkadaşları onu sımsıkı tutarken bende biraz yaklaşıp, “elinden geleni ardına koyma ela bu saatten sonra sen ve ben düşmanız” Yine bana saldıracakken geri çekildim gülerek, her Yeri karıştırdım şimdi ise gidiyordum buradan sonraki durağım fıratın eviydi. Taksi tutup oraya giderken yine yaşlarım durmuyordu. Sürekli ağlıyordum canım dediğim insanlar ağzıma sıçmıştı. Fıratın evine geldiğimde kapıyı bana hizmetli kadın açtı. Fırat bok gibi zengindi. Zaten ela büyük ihtimalle para için onunla beraberdi. Fıratı pek sevmesem de bilmeye hakkı vardı. Kadın beni üst kattaki fıratın odasına yönlendirdi. Kapının önüne geldiğimde çok gergindim. Nasıl söyleyecektim. Elaya çok aşıktı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
79.5K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
526.1K
bc

HÜKÜM

read
225.0K
bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook