Kutay’dan; Sabah uyandığımda garip bir şekilde oda sessizdi. Göz ucuyla baktığımda saatin öğleni geçtiğini fark ettim. Bu saate kadar kimse beni kaldırmamış mıydı, gerçekten? Yerimden doğrulup hızlıca hazırlandım. Kumaş pantolon ve siyah bir gömlek giydim, ceketimi alıp odadan çıktım. Doğruca diğerlerinin kaldığı odaya yöneldim ve Yılmaz’ın kapısını çaldım. Çaldım... Ama açan olmadı. Bu kez bir alt katta bulunan kızların odasına gittim, tekrar kapıyı çaldım. Çok geçmeden gelen topuklu ayakkabı sesleriyle derin bir “oh” çektim. Niyetim onları kırmak değildi. Bir an gerçekten gittiklerini düşünmüştüm. Kapıyı Arya açtı. “Kutay, demek gelebildin?” dedi. “Evet. Yılmaz nerede? Odasında yoktu, konuşmamız lazım.” İçeri girmek için hamle yaptım fakat bir adım yana kayarak geçmeme engel oldu.

