Uyandığımda ışıklar açılmıştı. Ama kapı hâlâ kilitliydi. Karanlık bir yerde kapalı kalmak bende çocukluğumdan gelen bir travma olarak kaldı. Derin bir nefes almak istedim ama kaburgalarım iyice sızladı. Ayağa kalktım, bluzumu sıyırıp Kadir’in vurduğu yeri gördüğümde başımı çevirdim hemen. Yine morarmıştı ama bu sefer daha büyük duruyordu. Ağladım sessizce. Zaten tek yapabildiğim şey de buydu, değil mi? Ne annem istemişti beni, ne babam. Bu evde yaşayan istenmeyen bir sığıntıyım ben. Vakti zamanında babam Hasibe anne ile evli iken benim annemle tanışmış. Bu hikâye pek anlatılmadı bana ama ben bildiğim kadarını söyleyeyim. Babam, annemle evleneceğini vaat ederek onu kandırmış. Annem hamile kalıp kendisine nikâh kıymasını istediğinde, babam beni aldırmasını söylemiş fakat annem aldırmamış.

