
Kardelen ve Hercai: Bir Sevda Çıkmazı
Berfin’in kalbi, hem arkadaşının ağabeyi hem de kendi ağabeyinin dostu olan Azad için çarpıyordu. Arkadaşı Azade ise Berfin’in ağabeyi Baver’e sevdalıydı. İki genç kadın, aşklarını sessizce ve uzaktan büyütüyordu. Azade şanslıydı; Baver de ona karşı boş değildi. Ancak Baver, bu aşkı dostuna bir ihanet saydığı için içindeki fırtınayı dindirmeye çalışıyordu.
Azade’nin başkasıyla evlendirilme ihtimali doğunca, Baver ve Azade çaresizce kaçmaya karar verdiler. Bu firar, büyük bir öfkeyi beraberinde getirdi. Azad, kardeşi ve dostunun gidişinden Berfin’i sorumlu tuttu; onun da bu planın bir parçası olduğunu sandı. Öfkesi kine, kini ise bir bedel olarak "berdel" kararına dönüştü.
Şimdi onlar, o meşhur çiçeklerin kadim sözü gibiydiler. Hani çiçek sevdiğine, "Biz kışın açalım ki aşkımızı kimse görüp kıskanmasın," demişti. Söz verenlerden biri karda açıp Kardelen olurken, diğeri sözünde durmamış ve adı Hercai kalmıştı.
Berfin, isminin manası gibi bir Kardelen olup karların arasında Azad’ı mı bekleyecekti? Azad ise bir Hercai gibi Berfin’in solup gitmesini mi izleyecekti?
Belki de bu kez hikâye değişir; Hercai insafa gelir ve Kardelen’in kışı bahara döner.
dram dolu bir hikayemi yoksa ask dolu bir hikaye mi olacaktı onların ki ?
Kim bilebilirdi ki neler yaşanacağını neler olacağını yada nasıl acılar çekileceğini ama sonunda mutlu olacaklarını, kim bilir?

