Caddede el ele pastaneye gidiyorduk. Diğer eli cebindeydi ve her an tetikteymiş gibi etrafa şüpheli bakışlar atıyordu. Tatlı yiyecek iştahım kalmamıştı pek, en azından dışarda olduğum için, çocuk ruhumun en güzel yolcusuyla el ele olduğum için anın tadını çıkarmaya çalışıyordum. Oysa o sıradan birinin elini tutuyormuşcasına hissiz geliyordu bana. "Bak şurası" dedim sağ taraftaki pastaneyi işaret ederek. Onun evine gitmiştik ama ben arabada beklemiştim. Bir kaç parça kıyafet ve bilgisayarını almıştı sadece. Işıklı caddede hava soğuk olmasına rağmen müthiş bir kalabalık vardı. Yönümüzü sağ tarafa çevirip insanların içinden geçerken soldan hızla gelen elektrikli motosikleti fark etmemle geri çekilip Koray'ın göğsüne yapışmam aynı anda olmuştu. "Dikkat etsene lan" diye bağırdı adamın arkasın

