Mutfağın içinde neredeyse bir saattir bir oyana bir buyana eli ağzında dolanıp duruyordu Aze. Fevri hareketlerinin cezasını yine kendi kendini yiyerek veriyordu. Oysa ninesi ona ne söylerdi hep. Kızım paldır küldür davranma. Kendini bil öyle hareket et diye kaç kez söylerdi de akılsız aklı itaat etmezdi ki. Ah! hep o Toprak' ın suçuydu. Dibine dibine girmiş gözünü kör kulağını sağır edivermişti beş dakikanın içinde de sanki uyuyor da rüyasında elliyor gibi gelmişti. Rüyalarıda kalleşti ya!. Kumpazcı! düşüncelerine zıt kendi gibi şapsik rüyaları bu ara Toprağı hep misafir ettiğinden yine öyle sanmıştı. Yok karda şakalaşırken yok evlerinde yemek yerken yok gölbaşında çay içerken yok.... yok yok o kadar derini diline bile vurmayacaktı. Oysa düşüncelerine bile ar ettiği de dipdibe yak

