Peki hala neden bir tepki vermiyordu? Konuşmuyordu da. Birden Bahar’ın alaycı sesiyle ortamın üzerindeki gerginlik dağıldı ama içimdeki huzursuzluk geçmemişti. “Sarı çocuk olmuşsun yine, dedi. Bahar, Milat’a bakarak. O diğer haline ne oldu? Uykuya mı çekildi? Milat başını hafifçe eğdi, bakışları soğuktu ama içinde kıpırdayan bir şey vardı. Evet, uykuda. Ama seni duyuyor. Onu çağırmamı ister misin? Sesi keskin bir tehdidi içinde saklıyordu. Anlamamak aptallık olurdu. Bir an içimde garip bir huzursuzluk yükseldi. Onun bu halindense diğer haliyle karşı karşıya kalmayı tercih ederdim. Nedenini bilmiyordum ama o halini, kendi kişiliğime daha yakın buluyordum. Yanında daha güvende hissediyordum. Bu düşünce nereden geliyordu? Kendi içime sorduğum soruya yanıt veremezken, Milat’ın sesi tekra

