Onun içinde yaşadığı karmaşa benim de allak bullak olmama sebep olmuştu. Başlı başına karmaşanın ta kendisi olan bir yabani, bu kez insan duygularının girdabında kayboluyordu. Milat’ın içindeki fırtına, şimdiye kadar alışıldık olan şiddetinden farklıydı. Sert esen bir rüzgar dolaşıyor, kimleri hangi yöne savuracağı belli olmayan bir kasırga yaklaşıyordu. Ertesi sabah herkes kahvaltı masasında toplanmıştı ama Milat ortalarda yoktu. Babam, laf arasında onun sabah erkenden dışarı çıktığını söylediğinde kulak misafiri oldum. Ama sabah sabah nereye gitmişti? O, belli bir rutini olmayan biriydi fakat bu sefer farklı hissettiriyordu. Ayaz düşünceli bir ifadeyle, “Yürüyüşe çıktı sanırım. Aklı bir şeylerle meşgul gibiydi, dedi. Asıl benliği de dün akşamdan beri kayıp zaten. Yani yine yabani yan

