Ama Bahar ona sadece soğuk bir şekilde bakıp, “Canın cehenneme, bay uzaylı! Diye bağırdı. O kadar sinirliydi ki, kumları tekmeleyerek yürüyordu. Rüzgar, onun öfkesini daha da alevlendiriyor gibiydi. Bahar’ın sesi, titrek ama sinirliydi. Ayaz, onu anlamıyordu, ama sakinleşmesini istiyordu. “Ne istiyorsun? Bu kadar büyük bir tepki neden veriyorsun? Seni gerçekten anlamıyorum. Bahar, sakinleş artık! Dedi. Ellerini şaşkınca iki yana açıp. Bahar, elindeki ayakkabıyı aniden ona doğru savurunca Ayaz, son anda o isabetli atıştan kaçmayı başarmıştı. Ama şaşkınlığının yerini yavaşça kızgınlık almaya başlamıştı. Bahar’ın gözleri, ise öfkeyle parlıyordu. Ve elindeki diğer ayakkabısını da ona doğru savururken o anda, ayağı bir şeye takılmış yere doğru çakılır iken, Ayaz onu ani bir refleksle tut

