Aram direksiyonun başında, motorun homurtusuna bastığı gazla eşlik ederken içindeki öfke bedenine sığmıyordu. Yol yorucuydu ; farların aydınlattığı asfalt, sanki onun zihnindeki karmaşayı daha da belirginleştiriyordu. Her virajda dişlerini biraz daha sıktı. Aracın içi sessizdi ama Aram’ın kafasının içinde bağıran bir uğultu vardı. Olmaz, diye geçirdi içinden. Armanç… Berfin’e bunu yapmış olamaz. Bu düşünce aklına her gelişinde, bir duvara çarpıp geri dönüyordu. Armanç’ı tanıyordu az çok; sertti, gururluydu, öfkesi keskin olabilirdi ama çizgisi vardı. Hele hele Berfin… Ezdi̇nşêrlerin kızı. Böyle bir delilik, tek başına bir anlık öfkeyle açıklanamazdı. Gaz pedalına biraz daha yüklendi. Aracın içindeki deri koltuk gıcırdadı. Aram, göğsünün ortasında bir sıkışma hissetti. Bu işte başka bir i

