Annemler geldiğinde saat epey ilerlemişti. Çiftliğin önüne park eden araca doğru koştum. Teyzem de ardımdan geliyordu. Anneme sarılırken babam ve Aral bavulları çıkarmaya başladılar. ‘’Hoş geldiniz.’’ dedim hepsine. Sırayla sarıldım. Teyzem annemle kucaklaşırken Aral, ‘’Hanım ağa n’aber?’’ dedi bana muzip şekilde. ‘’Dalgacı. Asıl senden n’aber?’’ ‘’İyidir, dedemi gördük. Biraz haşladı beni ama sonradan düzelttik arayı.’’ ‘’Dedem öyle seviyor, alışırsın.’’ derken babama doğru yürüdüm. ‘’Hoş geldin baba.’’ ‘’Hoş buldum kızım.’’ ‘’Hülya geçmiş olsun, nasılsın?’’ diye teyzeme döndü babam benden sonra. ‘’Teşekkür ederim Hakan abi, daha iyiyim. Hoş geldiniz. Buyurun, geçelim eve.’’ Bavulları girişe bırakıp oturma odasına geçtik. Hoş beş sonrası babam, ‘’Osman Ağayla da buzları sanki

