ASYA, ‘’Oh be nihayet baş başa kaldık. Akşam bitecek sandım ya.’’ Pamir ve Nilsu’yu eve bırakıp yola çıkarken Kafkas bana dönüp güldü ve bacağımı sıktı. Güldüm. ‘’Abartma aşkım ya, daha vaktimiz var ya. Hem yemek olayını da hallettik.’’ ‘’Evet, geriye seni yemek kaldı ve ben asıl bunun için can atıyorum Kızılcam.’’ Gözlerinde hem yaramaz hem de sevgi dolu bir bakış vardı. Kalbimi çalan o bakışlar. ‘’Seni seviyorum, biliyorsun değil mi Kafkas?’’ dedim içimden gelerek. ‘’Biliyorum ama sen yine de sürekli söyle. Çünkü çok güzel söylüyorsun.’’ Bana bir bakış atıp güldü. Ben de güldüm. ‘’Her zaman söyleyeceğim yakışıklı.’’ ‘’Bir çeşme başı atışması bizi nereye getirdi bak.’’ Kahkaha attım. ‘’Aşkım yaa, harbiden öyle. Bizimle başladı, zincirleme reaksiyona dönüştü her şey. Neredeyse iki

