ASYA, Hastaneye döndüğümüzde akşam olmuştu çoktan. Yemeğimizi yemiş, öyle geçmiştik. Dedem aramıştı bir kez teyzemi sormak için ama, uyuyor, şuan iyi, demek zorunda kalmıştım. Kafkas kıs kıs gülmüştü ben konuşurken ve kapatınca de, ‘’Vaay! Osman Ağaya yalan söylersin haa! Tez kellen alına!’’ diye dalga geçmişti bir de. ‘’Uyuz ya! Hele bir de seninle çıktığımı ve Yavuz abinin teyzemle kaldığını bilse, çiftlikten sürer miydi acaba bizi?’’ demiştim ben de gülerek. Daha da keyiflenmişti Kafkas, ‘’Önünde sonunda öğrenecek ama. Kaçarı yok artık.’’ Allah’ım ben neyin içine düştüm böyle? Kalbim niye çok başka bir ritimle atıyor gibi hissediyorum bu adamın yanında? Ufuk’tan sonra uzun bir süre kendime gelemem derken şimdi sanki beklenmedik bir rüzgar gelip tüm kötü şeyleri alıp götürecekmiş gib

