YELİZ, Sabahın erkenden uyandım ve Levent, ‘’Kahvaltı yapmadan gel lütfen.’’ dediği için hazırlanıp evden çıktım. Yarım saatlik bir yolum vardı. Sabahın manzaraya eklediği enerjiyle yolculuk sırasında iyice kendime gelmiştim. Hava ısınmaya başlamıştı bile çoktan. Levent bana günaydın mesajı atmıştı evden çıkmadan ve ben de cevap verip çıkmak üzere olduğumu yazmıştım. ‘’Tamamdır, görüşürüz, ben de işyerine geçeceğim az sonra.’’ demişti. İznik’e vardığımda kafeye doğru sürdüm aracımı. Küçük şehir çoktan hareketlenmişti. Arabamı kafenin önüne park ettim ve kafeye girdim. Sabah saatleriydi ve içeride henüz müşteri yoktu. Bahçe kapısı açıktı, içerden taze ekmek kokusu geliyordu ve Levent kasada bir şeyle ilgileniyordu. Beni gördüğünde gülümsedi. ‘’Günaydın.’’ dediğimde, ‘’Günaydın Yeliz,

