ASYA, Çaya indiğimizde kimse yokluğumuzu yadırgamamış gibiydi. Koyu bir sohbet vardı ortamda. Önceki gece gibi, büyüler içeride içiyordu çayını, gençler ve kadınlar da verandada. Pamir ve Nilsu nasıl olduysa yan yana denk gelmişti. Hülya teyzem ve Yavuz abi de öyle. Aral Ahu ile yan yana gelememişti ama karşına denk gelmişti Ahu. Bir şekilde herkes konuşmak istediği kişiye yakındı. Huriye yenge güler yüzlü ve misafirperverdi. ‘’Asya, beğendin mi güzelim odanı?’’ diye sordu hemen bana. ‘’Evet yenge. Güzel. Kafkas’la biraz konuştuk ne yapabiliriz ekstra diye.’’ ‘’Balkonda gördük sizi demin.’’ Yüzündeki gülümseme sevecen mi yoksa sinsi miydi tam emin olamadım. Ama bir şeyden emin olamayınca şüpheler daha güçlüdür. ‘’Evet, biraz manzaraya baktık.’’ O sırada çaylarımız geldi. Masada çeşi

