ASYA, Yemek saati yaklaşırken dedemi mecburen evde bırakıp biz çıktık yola. Ama öncesinde dedem beni, annemi ve teyzemi odasına çağırmıştı. İkimiz içeri girdiğimizde kapıyı kapatmamı işaret etti. ‘’Baba, geldik?’’ dedi teyzem ben kapıyı kapattığımda. ‘’Geçin şöyle oturun.’’ Yatağının yanındaki duvarın önüne bırakılmış ahşaptan oyma, minderi ve sırtlığı fes rengi kadifeden üç sandalyeyi işaret etti. Ziyarete gelen yakınları otursun diye bırakılmıştı sanırım sandalyeler. Oturduğumda gözüm yatağın karşısındaki alana kaydı. Büyük bir odaydı. Giysi dolabı ve yatak dışında karşı duvarda büyük bir kitaplık ve namaz kılıp Kur’an okuduğu güzel ve temiz bir alan vardı. Yerde bir rahle ve üzerinde kapalı bir Kur’an, katlanmış seccade ve üzerinde tesbihle takke. Odanın manevi havası içeri girer

