"Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var." Mevlâna Kerim Kulağımı dolduran telefon sesiyle huzursuz bir şekilde homurdandım yatakta. Çalar çalar susar dedim ama sustu tekrar çaldı. Oflayarak açtım gözümü. " Kim bu saatte! Ne oldu da böyle ısrarla arıyorsunuz?" diye kendi kendime söylendim. Yan tarafımdaki dijital alarmın saatine baktım. Saat gecenin 12 buçuğu. İçimde bir huzursuzlukla zaten geç uyumuştum. Daha gözüm dalalı 15 dakika bile olmamıştı. Telefonu elime aldım bu densiz kim diye. Ömer olduğunu görünce şaşırdım. Bugün acil hemşirelerinden biri olarak o vardı. Acil bir durum olmasa beni aramazdı. İçimde bir huzursuzluk peydah oldu. Kapanmadan açtım telefonu: " Rüyanda mı gördün beni hayırdır oğlum bu saatte ? dedim merakla. Ömer: " Kerim sana birşe

