44. BÖLÜM: KAYITSIZLIĞIN DÜZENİ Sabah, evin içine bir düzen duygusuyla girdi. Ne ışık aceleciydi ne de sesler. Elif, mutfakta çayın altını kısarken, geceden kalan hiçbir iz bırakmamaya kararlıydı. Ocağın tıkırtısı, evlilik denen şeyin en alışıldık sesi gibiydi; bir evin, içindekilerin niyetlerinden bağımsız olarak işleyebildiğini hatırlatıyordu. Düzen, bazen en büyük örtüydü. Boran, yatak odasında yeni doğrulmuştu. Az önce yaşadıklarının ağırlığıyla değil; daha çok, yaşanıp yaşanmadığından emin olamamanın yarattığı boşlukla. Zihni, birbiriyle çelişen görüntülerle doluydu. Bir an, her şey çok gerçekti. Bir an sonra, Elif’in soğuk cümleleriyle hepsi sislenmişti. İnsan, hatırladıklarına tutunamayınca kendine tutunamazdı. Boran bunu bilmiyordu ama hissediyordu. Mutfaktan gelen kaşık sesi, o

