Aradan geçen dakikalar sonra büyük bir alış veriş merkezinin önünde durmuştuk. Tam arabadan inecekken kolumdan tutup inmeme müsaade etmemişti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken etrafımızdaki kamuflaj arabalardan inen bir sürü koruma arabanın etrafını sardığında o zaman inmeme müsaade etmişti. Etrafımızı saran koruma ordusu ile çektiğimiz bakışlar canımı sıkmaya yetmişti. Tam beni bir mağazaya sokacakken onu durdurup. “Ben buradan giyinemem her zaman giyindiğim mağazaya gidelim.” demiştim. Şaşırmış bir şekilde “Kaçırılmışsın, seni alışverişe getirmişim ve mağaza mı seçiyorsun? Sonra bana deli Barın diyorlar amına koyayım. Sen benden daha delisin. Gidelim bakalım şu mağazaya.” demişti. Dediklerini pek umursamamıştım. Benim için önemli olan yer istediğim mağazaya gidebilecek olmamdı. İstedi

