Bölüm 15

1329 Words
Haklıydı daha fazla beni korumaya çalışan iki insana da bu belirsizliği yaşatmaya hakkım yoktu. “Her şey kaçırılmam ile başladı. Bildiğiniz üzere o gün hakkında hiçbir zaman konuşmadım. Sebebi ise hiçbirine inanmak istemiyordum. Ne orada bana yapılanlara ne de bana gösterilen, söylenen şeylere. Orada şiddet gördüğümü zaten tahmin ediyorsunuzdur fakat boyutu hakkında hiçbir bilginiz yok. Beni kaçıran kişi de o zaman ki ihale rakibimiz değildi. Annem denen kadının sevgilisiymiş. Şimdi de odama giren çocukta annem denen kişinin onun her şeyini aldığını, intikam istediğini ve beni alacağını söyledi. Beni kaçırdıkları ve bıraktıklarından sonra değişimimi biliyorsunuz. Anlattığımda her şey anlam kazanacak sizin için de fakat önce bana sakin kalacağınıza dair söz vermeniz gerek. Ben her şeyi eksiksiz anlatacağıma söz veriyorum.” demiş ve onlardan birer cevap bekliyordum. Söz verseler bile sakin kalmayacaklarını biliyordum fakat kendilerini sınırlamaları çok daha iyi olacaktı. “Ben bana gelen notları ve dosyaları getirmeye gidiyorum sizde sakin kalabilecekseniz kalın bu odada.” demiş ve çalışma odasına gittim. Kasada sakladığım dosyaları, masanın üstündeki notları alıp odama çıktım. Yara izlerimi gösterecektim bugün onlara. Bunun içinde izlerimin görünmesini sağlayan bir tane sporcu sütyeni giyip bacağımdaki izi kapattığım kapatıcıyı da silip bol kısa şort giyip, saçımında örgüsünü bozarak at kuyruğu yapmıştım. Yüzümdeki tüm makyajı da sildiğimde senelerdir ilk defa bu kadar savunmasız olduğumu fark ettim bu beni ürpertiyordu. Savunmasız olduğum kişilerin ağabeyim ve babam olduğunu başka kimsenin önünde savunmasız olmayacağım gerçeği ile kendimi rahatlatmaya çalıştım. Aynaya baktığımda gözüme görünen izler anıların beynime dolmasına yetmişti. Karan Soydan'ın Ağızından; Depodaki adama bakarken sinirlerim gerim gerim geriliyordu. Nasıl benim işime mani olurdu? " Abi yemin ediyorum. Senin olduğunu bilsem yapar mıyım hiç? " " Yaptın ama piç! " Diye bağırdığımda korkuyla yutkundu. Sinirle tekrar ona yumruk attığımda düşen sandalyeyle hızla bağırdım kapıda dikilen korumalara. " Kaldırın lan şu siktiğimin çocuğunu ! " Diye bağırdığımda hızla sözüme itaat edip kaldırdılar. Tekrar ona vuracağım sırada telefonumun çalmasıyla sinirle küfür ettim. Nefret ederdim işim varken birinin bölmesinden. Sinirle telefonu elime alıp baktığımda Sercan'ın aradığını görmemle telefonu açıp kulağıma götürdüm hızlıca. " Ne oldu!? " " Abi biliyorum depodasın ama, söylemem gereken birşey var. " Sinirle bağırdım. " Biliyorsan neden beni arıyorsun ulan puşt! Acil değilse kendi kafana sık Sercan! " " Abi asıl söylemezsem kafama sıkarsın. " Dediğinde sıkıntıyla konuştum hızlıca. " Lavinia' ya bir şey mi oldu? " "Abi. Yenge karakolluk oldu. " Dediğinde şaşkınlıkla konuştum. " Ne? " " Yenge arkadaşını dövdü hemde çok fena abi. " Gülerek devam etti cümlesine. " Ben diyorum tencere kapak misali diye." Dediğinde sinirle gürledim. " Biraz daha boş yaparsan seni Lorda yediririm." " Tamam abi ben kapatıyorum sana mesaj atarım adresi. " Deyip yüzüme kapattığında arkamı dönüp konuştum. " Ben gelene kadar dokunanı yakarım! " Acımasızca gülümseyip konuştum. " Onun ölümü benden olacak. " Sinirle karakola ayak bastığımda bu işlerle uğraştığıma inanamıyordum. Küçüktü, böyle şeyler yapması normaldi biliyordum ama onu kendi kurallarıma göre eğitmenin zamanı gelmişte geçiyordu bile. " Bana bakın ulan! Anne kız delirttiniz beni. Yengemi hemen oradan çıkartacaksın duydun mu beni ?! " " Benim kızıma böyle nasıl konuşursun sen? Hazır karakoldayken seni de şikayet ederim. Kavga sesini duyduğumda sinirle adını bağırdım. " Sercan! " Diye bağırdığımda hızlıca bana dönüp yanıma yürüdü. " Abi yok çekmiyorlar şikayetlerini. Elinde darp raporu var kızın. " Dediğinde kaşlarımı çatarak o kıza doğru ilerleyip konuştum. " Tek bir soru tek bir cevap. Şikayetini çekiyor musun? Çekmiyor musun? " Gözlerinde ki korkuyu gördüğümde sırıttım. Benden korkmaları hoşuma gidiyordu. " Çekmeyecek! " Diye bağırış geldiğinde gözlerimi İpeğ'in üstünden çekip yanında ki kadına çevirdim. " Sana soran olmadı? " Dediğimde sinirle homurdanıp sustu. Yavaş adımlarla İpeğin önüne gelip diz çöküp konuştum. " Beni tanıyorsun değil mi İpek? " Dediğimde korkuyla gözlerime baktığında hızla gözlerini kaçırıp konuştu. " Hayır tanımıyorum. " Sakin bir şekilde gülümseyip elimi dizine koydum ve sıktım. " Hayır tanıyorsun. Ben Lavinia' ya bulaştırdığın musallatım. " Dediğimde hızla gözleri büyüyüp annesine baktı hızla. " Tanımıyorum dedim! " " Soruma cevap ver istersen. Gerçi sen çekmesen bile ben onu oradan çıkartırım biliyorsun. " Deyip ayağa kalktğımda kafasını hızla sağa sola sallayıp konuştu. " Çekmeyeceğim elimde kapı gibi darp raporum var. " Dediğinde kafamı sallayarak konuştum. " Peki. " Diyerek arkamı dönüp yürümeye başladığımda Sercanda beni takip ediyordu. Hızla başkomiserin kapısına doğru yürüdüğümde kapıyı çalmadan içeri girdim. " Ne oluyor! " Diye kafasını dosyadan kaldırıp beni gördüğünde boğazını temizleyip konuştu. "Hoşgeldiniz Karan Bey. Oturun şöyle lütfen." Deyip karşısındaki koltukları işaret ettiğinde hızla yürüyüp oturdum. " Ne içersiniz? " Sinirle bağırdığımda titredi. " Çay veya kahve içmeye gelmedim! Benim kadınımın ne işi var nezarethane onu sormaya geldim." Dediğimde şaşkınlıkla konuştu. " Ne şey? Benim haberim yoktu Lavinia Hanımın buradaa olduğundan Karan Bey. " Dediğine daha çok sinirlenip konuştum. " Benim kadınımsa haberin olacak! " Derin bir nefes alıp tekrar konuştum yüksek sesle. " Hala ne duruyorsun hemen çıkar onu!! " Diye bağırdığımda hızla ayağa kalkıp odadan çıktı. Arkasından bakarken derin bir nefes alıp bende ayağa kalktım uğraştığım şu şeyin hesabını Lavinia'dan soracaktım hemde bir bir. İpeklerin olduğu yerde tam karşılarında duvara yaslannmış Lavinia' yı bekliyordum İpek ise bana bakıyordu. Yapamayacağımı sanıyordu ama yapardım. Ona da süprizim vardı. Bize doğru gelen Lavinia ve başkomiseri gördüğümde konumumu bozmadan onları beklediğimde beklediğim cırlama saniyesinde gelmişti. " Senin ne işin var burada? Nasıl çıktın sen? " Diye bağırdığında hızla bana döndü. "Sen mi çıkardın?!" " Sesini biraz daha yükseltirsen yükseltecek dilin kalmayacak." Dediğimde beni duymamışçasına Lavinia'ya doğru ilerlemeye başladı. " Nefret ediyorum senden! Hep göz önünde olmandan bütün sevdiğim insanların seni sevmesinden! " " Alp mi beni seviyor? Allah yazdıysa bozsun tövbe tövbe. " Lavinia iğrenerek bu sözleri sarf ettiğinde baş komiser konuştu. " Lavinia Hanım herşey için özür dileriz. " " Ne özürü o kız benim kızımı dövdü ve siz onu salıyor musunuz? " Tüm olaylardan sıkıldığımda Lavinia'nın kolunu tutup kendime çektim hızlıca ve konuştum. " Ben size güzel bir şekilde hatta sakince kendimi izah ettim ve gördüm ki beni sikleyen yok kendi işimi kendim hallettim Hanım teyze sorunun varsa benimle birlikte arabaya gel. !" Konuşmasını beklemeden Lavinia' yı kolundan tuttuğum gibi çıkışa yürümeye başlamıştım. Yaşlı insanlardan nefret ediyordum. " Ben yürüyebiliyorum Karan." Lavinia' ya döndüğümde alayla konuştum. " Bundan sonra yürümeyeceksin bile Lavinia. Seni yalnız bıraktık olanlara bak! Beni şikayet ettiğin yerden ben topluyorum seni . " Dediğimde yüzünü buruşturarak konuştu. " Aman iyi ki birşey yaptın. " Tam bir şey diyecekken Sercan girdi lafa. Sinirle ona dönerken o ise bana bakmıyordu bile. " Yenge abimi mi örnek alıyorsun kavgalar felan. " Deyip gülmeye başladığında onları bırakıp arabaya doğru yürümeye başladım onlar ise arkamdan konuşarak ilerliyordu. " Ya hiç sorma. Birden cinnet geldi. " " Belli belli nasıl yoluyordun kızın saçlarını. " Dediğinde Lavinia gülerek konuştu. "Güzel yoldum dimi Sercan. " " Valla güzel yoldun yenge helal olsun. " Hızla onlara doğru dönüp sinirle konuştum. " Susmayı düşünüyor musunuz?! Arabaya bin Lavinia. " Dediğimde ilk defa Lavinia bir lafımı ikiletmeden beni dinleyip arabaya bindi ben ise Sercan' a doğru dönüp konuşmaya başladım. " İpek ve annesini bir misafir edelim Sercan biz önden hazılık yapmaya gidiyoruz bilirsin misafirlerimi iyi karşılamayı severim." Dediğimde Lavinia'nın sesini duydum. " Tabi tabi gördük misafirperverliğini bir çay kahve bile vermedin. " Diye arabanın camından bağırdığında gözlerimi hızla ona çevirdim. " Sok kafanı lan içeriye! " Dediğimde hızla cam kapanmıştı ama Sercan'ın ağzı açılmıştı. " Abi yengeme çay kahve bile vermedin mi cidden? " " SANANE LAN! " Ardımda sercan 'ı bırakıp arabanın etrafından ayrılırken Sercan tekrar konuşmuştu. " Abi zaten yengem çay kahve sevmezdi. " Sırıttım. " Ama çikolatalı süte hayır demezdi. " Lavinia'nın Ağızından; Karan'ın bana bağırmasıyla hızla pencereyi kapatıp yerime oturdum. Zaten sinirliydi ama dayanamamıştım o ve misafirperverlik? Hah gülesim gelmişti. Yanımda ki kapının açılmasıyla gözlerim oraya dönerken Karan binmiş arabayı çalıştırmıştı bile. Onu süzerken aklım onu ilk gördüğüm güne gitti hemen. O zaman uzaktan bakınca ne kadar hoş bir adam diye geçirirken sesini duyduğumda ise cehannemim olduğunu anlamıştım. Karanı'ın arabayı durdurmasıyla bana yaklaşması bir olmuştu. Eli saçıma doğru gittiğinde saçımı kulağımın arkasına atarken ben ise ona şok olmuş bir şekilde bakıyordum. Beni öpecek miydi? Peki ben niye geri çekilmiyordum?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD