-Genelde yanlış anlayan bir adamım ama... Sanırım küçük hanım beni kıskanmış. Anlık bir farkındalık yaşamıştım. İçimde hissettiğim bu birbiriyle harmanlanan öfke ve hüznün sebebi kıskançlık mıydı yani? "Sen kimsin ki?" Diye sormadığına şükretmeliydim. Yine de duymak istiyordum. Geçerli bir sebep işitmek istiyordum. Buna hakkım yoktu, evet. Fakat prens için flört ettiği herkes gibi olamazdım. Eğer bir ilişkisi varsa bana bu şekilde davranmasına katiyen izin vermezdim. Karşılıksız bıraktığım prens bana bir adım daha yaklaşırken arkama dönüp Savaş'ın evinin yoluna doğru ilerlemeye devam ettim. Arkamdan yaklaşarak kolumdan tuttu yine. -Bu ne demek oluyor küçük hanım? Beni kıskanıyor olmanı nasıl algılamalıyım? Kolumu sertçe çektim. -Öyle bir şey yok efendim. Kıskanmıyorum.

