Tuna motorun gazına yüklenerek şirket binasının önünde aniden durdu. Fren sesinin ardından motorun sesi kesildi, kaskını hızla çıkarıp kolunun altına sıkıştırdı. Ne etrafa baktı, ne kapıdaki güvenliğe selam verdi. Öfkeyle karışık bir kararlılıkla içeri daldı. Kapıda onu gören Atilla şaşkınlıkla arkasından seslenemeden kaldı. Tuna’nın yüzü bir fırtınayı andırıyordu; göz göze gelmeye bile cesaret edemedi. Birkaç adım geride, sessizce peşine takıldı. Tuna, adımlarını sertçe yere vurarak koridordan geçti. Tam kendi odasının kapısını açacakken karşısında babası Galip belirdi. Bir anlık göz göze geldiler ama Tuna bir kelime bile etmeden kapısını açtı ve içeri girdi. Galip arkasından baktı, yüzü gerildi. Sonra Atilla’ya dönerek iki elini yana açtı, kaşlarını çatarak “Nesi var bunun yine?” der g

