Toplantı sona ermişti. Kenan Costa odasına geçmiş, sekreteri Ayça’ya özel eşyalarını toplamasını söylüyordu. “Bu oda artık Mira Costa’nın,” dedi. Ardından Mira’yı kendi koltuğuna oturttu ve gülümsedi. “Bir kahveni içelim artık, Mira.” Mira başıyla onaylayıp Ayça’ya döndü. “Bize iki kahve gönderir misin?” O sırada kapı çaldı ve Kemal içeri girdi. Kenan Costa’nın yanına gelip kulağına bir şeyler fısıldadı. Kenan, “tamam” dercesine başını salladı. Kemal sessizce odadan çıktı. Ardından kapı yeniden açıldı. Cem ve Han içeri girdi. Cem’in elinde kırmızı güllerden oluşan büyük bir buket, Han’ın elinde ise şık bir kutu çikolata vardı. İçeri girerken gülümseyerek, “Hayırlı olsuna geldik,” dediler. Mira ayağa kalktı. Cem, elindeki çiçekleri ona uzattı ve ardından hafifçe eğilerek kulağına,

