Cem, ara sokaktan çıkmak üzereyken, bir anda farların önüne zayıf, gri bir kedi fırladı. Refleksle fren pedalına yüklendi. Ama hiçbir şey olmadı. Pedal boşluğa bastığı gibi sonuna kadar indi. O an, beyninden aşağı buz gibi bir ürperti yayıldı. “Ne—?!” diyemeden direksiyonu kırdı; ancak hız düşük olduğu için araç kontrolden çıkmadan, yolun kenarındaki alçak taş duvara çarpıp sarsılarak durdu. Motor bir an homurdandı, sonra sustu. Cem, kalbi göğsünde gürültüyle çarparken derin derin nefes aldı. Elleri direksiyonda sıkılıydı, alnından soğuk terler süzülüyordu. Kedi çoktan karanlık bir köşeye kaçmıştı. Arabadan indi, derin bir nefes alıp elini kalbine götürdü. O kedi karşısına çıkmasaydı, ana yola çıkmasına sadece birkaç saniye kalmıştı. Bir an önceki hızını hatırladı; fren tutmasa, so

