&Lina’nın Gözünden Sabah güneşinin ışıkları perdelerden süzüldü, gözlerime vurunca istemsizce yüzümü yastığa bastırdım. Ardından bir el perdeyi sonuna kadar açtı. Gözlerimi araladığımda karşımda Dilber ablayı gördüm. Elinde bir tepsi vardı. Tepsiyi odadaki komodinin üzerine koydu ve bana gülümseyerek, yumuşak sesiyle konuştu: “Günaydın kızım… Kahvaltını güzelce et, tamam mı?” Cevap veremedim. Dudaklarım kıpırdamadı bile. O ise hiçbir şey olmamış gibi odadan çıkıp gitti. Kapı kapandı, ben yeniden başımı yastığa gömdüm. İçimden geçenler boğazımda düğümlendi: “Ne günaydını… Benim için günün aydın olacak hiçbir yanı yok artık. Dün zorla evlendirildim. Tanımadığım, istemediğim, nefret ettiğim bir adamın karısı yapıldım. Ve o adam… Berzan. Onun gözlerindeki soğukluk hâlâ içime işliyor. Te

