& Berzan’ın Gözünden & Aslan ofisin koltuğuna rahatça oturmuştu. O derin yara yüzünde hâlâ belirgindi; kan kurumuş, ama iz bırakmıştı. Gözlerimi ona çevirdim, derin nefes aldım ve sordum: “Susacak mısın?” Aslan hafifçe başını yana eğdi, sesi sakin ama derindi: “Yarama bakmaktan her daim nefret ederdin.” Direkt gözlerine baktım, o an bir şey değişmişti onda. “Değişmişsin,” dedim. Aslan omuz silkti, gözlerindeki kararlılık ve soğukkanlılık hâlâ yerindeydi: “Herkes gibi.” Kafamı biraz eğdim, sonra tekrar bakışlarını yakaladım: “Oğlunu kurtarmak için buralara kadar gelmedin. Bu kız senin için bu kadar önemli miydi?” O an Aslan’ın çenesi seyrildi. Sanki kelimeler boğazına takılmış gibi duraksadı. Ama sonra toparlandı, derin bir nefes aldı: “Buraya gelme amaçlarımdan biri evet, Lina’

