Güneş gökyüzünde ağır ağır yükselmiş, İstanbul’un kalabalık yolları geride kalmaya başlamıştı. Araç uzun otoban şeridinde hızla ilerlerken Lina yan koltukta derin bir uykunun içindeydi. Yüzüne düşen gölgeyi dağıtan sabah ışığı pürüzsüz tenini parlatıyordu. Berzan göz ucuyla ona baktı. Tenindeki berraklık, uyurken bile huzurlu görünen yüz ifadesi dikkatini çekmişti. Birkaç saniye fazla bakmamak için gözlerini hemen yola çevirdi. Kendi kendine söylendi: “Bu kız benim tipim değil.” Direksiyona daha sıkı sarıldı. O sırada dikiz aynasında bir hareket dikkatini çekti. Arkadan gelen siyah bir araba mesafeyi koruyor ama hiç yavaşlamıyordu. Berzan önce önemsemek istemedi fakat aracın hızını artırdıkça diğerinin de hızlandığını fark etti. Kaşları çatıldı, direksiyonu daha sert kavradı. “Ha siktir

