Gözlerimi araladığımda odanın loş ışığıyla karşılaştım. Başımı yastıktan kaldırıp saate baktım. Akrep ve yelkovan sekizi gösteriyordu. İçimden, “Çok uyumuşum ya,” diye geçirdim. Vücudum hâlâ ağırdı ama zihnim hızla toparlanmaya başladı. Birden aklıma Faria geldi. Bana bir telefon bırakmıştı. Yerden çantayı kaldırdım. Fermuarını açtığımda en dipte duran telefonu buldum. Ekranı açılır açılmaz gözüme çarpan şey, Faria’dan gelen beş cevapsız çağrı ve bir mesaj oldu. Parmaklarım titrek bir telaşla mesajı açtı: “Lina, müsait olunca ara beni.” Hiç düşünmeden arama tuşuna bastım. Telefon birkaç kez çaldıktan sonra karşıdan Faria’nın sesi duyuldu. “Lina, neden telefonuna bakmıyorsun? Merak ettim seni.” “Telefonumun olduğunu unutmuştum,” dedim biraz mahcup bir sesle. “Telefonunu yanında taşı. Ş

