Başlamadan evvel herkes buraya bir kelebek kondurabilir mi? 🦋
Gecenin bir vakti uyanan Esma, dilinin damağının kuruduğunu hissetti. Dudaklarını ıslatıp, kocasının güçlü kollarının arasından çıktı ve yatakta doğruldu. Doğrulması ile de bir şey fark etti genç kız. Acayip bir biçimde terlemiş ve üstündeki gecelik dahi ıslanarak bedenine yapışmıştı.
Yataktan kalkmış ve dolaba ilerlemişti, ondan evvel ise baş ucunda olan bardaktan kana kana su içmiş ve yanan içini bir nebze söndürmeye çabalamıştı Esma.
Dolaptan aldığı geceliği giymiş ve ıslanan diğer geceliğini hamama bırakmıştı genç kız. Hamamda ıslanan saçlarını da toplamış, ardından da odaya dönmüştü. Yorganı kaldırıp yatağa girince, Ömer'in de uyanmış olduğunu gördü. Yataklarının tam camın önünde olması sebebi ile odaya vuran ay ışığı ile bunu net bir şekilde görebiliyordu.
Ömer, karısı kolları arasından çıktığı gibi uyanmış ve onu izlemişti. Üstünü değiştirdikten sonra yatağa girmesini sabırsızlıkla beklemişti genç adam.
"İyi misin Esma'm?" diye sordu genç adam boğuk çıkan sesi ile.
Esma,
"Ayy ben seni de mi uyandırdım?!" dedi suçlu bir biçimde.
"Uykum hafif benim, uyanırım çabucak."
"İşte bu kötü bir unsur." diyen Esma'yı yamacına çekmiş ve kolları arasına almıştı Ömer.
"Niçin kötü olsun?" diye sorar iken kaşlarını çatmıştı genç adam.
"Çünkü ben gece sürekli uyanır tuvalete giderim, ondan. Sende hep uyanırsın o vakit."
"Olsun bende uyanırım. Zaten sen kollarım arasından çıktığın gibi uyku terk ediyor beni."
"O vakit sıkı sıkı tut ki, çıkmayayım. Emi erim?" diyen Esma kafasını kaldırıp kocasının yüzüne baktı içinde ki sevda ile.
Ömer ise genç kızın dolgun dudaklarına bakıyordu bu sırada. Tatmak için sabırsızlanıyor ve kendini zapt etmekte çok zorlanıyordu genç adam. En nihayetinde artık dayanamamış ve her şeyi boş vererek, yaklaşmıştı karısının dudaklarına.
Dudaklarını bastırmadan evvel,
"Bunun devamı olacak Esma'm. Andım olsun kapı çala çala kırılsa, Ali gelip bizi bu vaziyette görse dahi durmayacağım bilesin." demiş ve bastırmıştı titrek dudaklarını karısının dolgun dudaklarına.
"Ne olursa olsun, kavuştur artık bizi Ömer'im." diyen Esma bildiği üzere kocasına karşılık veriyor ve içinde oluşan yangını körüklüyor idi. Elinde değildi genç kızın, Ömer onu böyle istek ve tutku ile öptükçe harlanıyordu Esma'nın içinde ki ateş. Bu da yeni oluyordu ona, ki hoşuna gitmediğini söyleyemezdi.
"Kavuşacağız karım, hem de katiyen ayrılmamak üzere kavuşacağız." diyen Ömer karısını tekrar öpmüştü aynı istek ve tutkuyla.
Ömer'in dediklerine gülmüş ve daha bir şevkle öpmeye başlamıştı genç kız da. O da katiyen durmasını istemiyor ve artık kocası ile tek beden olmak istiyordu.
(+18)
Ömer kendinden geçmiş bir şekilde karısının dudaklarında hüküm sürer iken, elleri de boş durmuyor genç kızın şekilli bedeninde dolaşıyordu. Şüphesiz Ömer karısının vücuduna müptela olmuştu bile...
Esma'nın üstünde olan geceliğin eteklerine elini atmış ve usulca yukarı doğru kaldırmaya başlamıştı. Elinin altında olan pürüzsüz ten Ömer'de akıl namına bir şey bırakmıyordu nitekim. Dudaklarını karısının dudaklarından ayırmadan karısının üstüne çıktı ve daha da sertleştirdi öpüşlerini. Esma da aynı biçimde karşılık vermeye çalışıyordu kocasına.
Karısının ince bacaklarını usulca ayırmış ve tam olarak üstüne yerleşmiş, sertleşen ve canını yakan erkekliğini genç kızın kasıklarına bastırmıştı. Bununla birlikte iki genç de inlemişti. Esma elinde olmadan yapmıştı bunu ve oldukça da utanmıştı. Amma utanmanın manası yoktu gayrı, çünkü Ömer onun helali idi ve istediği gibi davranabilirdi pek ala.
Ömer geri çekilip, baktı altında kalan ve gözleri kapalı karısına. Kapkara saçları yastığa dağılmış ve o kadar güzel görünüyordu ki, Ömer kafayı yiyecek raddeye gelecekti nerede ise.
"Güzel kadınım benim, Allah şahidim o kadar güzelsin ki, usumu yitireceğim diye korkuyorum." diye fısıldadı genç adam.
Esma gözlerini açtı ve o da baktı kocasına. Ömer'in kelamları yüreğine dokunuyor ve genç kızın mutlulukla dolmasına vesile oluyordu.
"Canım... Senelerdir beklediğim sevdam. Bende bu anın gerçekliğine inanamıyorum. Usunu yitirmekten korkan tek sen değilsin." diyen Esma kocasının yanaklarını okşuyor ve yüreğinden geçenleri dile döküyordu.
Bundan sonra Ömer karısının konuşmasına müsaade etmeden dudaklarına kapandı ve sert bir şekilde öpmeye başladı. Dudakların raksı devam eder iken, Ömer öpmeye doyamadığı dudakları bıraktı ve karısının gül kokulu gerdanına yöneldi.
Ömer, ıslak ıslak öpmeye başladığı an Esma kocasının saçlarına asılmış ve onu kendisine bastırmaya çalışmıştı. Lakin Ömer buna pek izin vermiyordu çünkü genç adamın çok ağır bir cüssesi var idi. Dolayısı ile karısını ezmek istemiyordu.
Yeterince öptüğü gerdandan sonra karısının göğüs oluğuna geldi Ömer. Koklaya koklaya dudaklarını gezdirmeye başlamış ve Esma'nın nefesinin kesilmesine sebep olmuştu. Üst üste yutkunan genç kız nefes almayı unutmuştu adeta.
Ömer sütyen giymeyen karısının dikleşen göğüs uçlarını görünce, sanki mümkünmüş gibi daha da sertleşiyordu. Bu kız ona neler yapıyordu böyle?!
"Ahh!" diye hırladı Ömer.
Geceliğin bir askısını yavaşça indirip, Esma'nın bir göğsünün üryan olmasına vesile oldu Ömer. Karısının dolgun göğüsleri gözlerinin önüne serilince Ömer ciddi manada yitirmek üzere idi usunu.
Düşlerinden bile daha güzeldi gördüğü görüntü. Ömer artık sittin sene boyunca unutmazdı gayrı bunu. Titreyen elini uzatıp karısının göğsünü avuçlarına aldı ve sertçe yutkundu. Bu nasıl bir şeydi böyle?!
Esma daha kocasının göğsüne dokunmasını hazm edememiş iken, bu sefer de ıslak ve sıcak dudaklarını hissetti göğüs uçlarında. Bununla birlikte gözlerini açtı ve baktı kocasının yaptığı eyleme. Bu inanılmaz utanç verici ve bir o kadar da zevk vermişti genç kıza.
"Ömer!" diye çığlık attı Esma, çünkü Ömer hafifçe göğüs ucunu ısırmıştı.
Ömer ise kendini kaybetmişçesine karısının göğsünü emiyor ve genç kızın ufak çığlığını dahi duymuyordu. Bir müddet boyunca ilgilendiği sol göğüsten sonra, diğer göğüse geçti genç adam. Öpüp, emdikçe giderek kaybediyordu kendini.
"Kafayı yiyeceğim, çok güzel!"
Uzun bir süre boyunca ilgilendiği göğüslerin ardından en nihayetinde geri çekildi Ömer. Elini karısının üstünde olan geceliğe atmış ve yavaşça çıkarmaya başlamıştı genç adam. Esma da ona yardımcı olmuş ve Ömer rahatça çıkarmıştı siyah geceliği.
Alt çamaşırı haricinde üstünde tek bir parça bulunmayan Esma utanmak istiyor, amma Ömer buna katiyen müsaade etmiyordu.
"Sakın ola utanma erinden, biraz sonra bende üryan olacağım ve emin ol hiç utanmayacağım."
Kızarmıştı Esma kocasının dedikleri ile ancak genç adam doğru diyordu. Bundan gayrı hep böyle olacak ve birbirlerinden utanmamaları gerekecek idi.
Ömer, elini karısının küçük çamaşırına atmış ve yavaşça çıkarmaya başlamıştı. Bu sırada da nefesini tutmuştu genç adam. Çünkü göreceği görüntü ona çok fazla gelecekti. Düşündüğü de oldu, Ömer karısının mahrem yerini görür görmez dondu kaldı.
Hayallerinde düşlediği tüm şeyler bir yana, şimdi gördüğü şeyler bir yana idi. Katiyen bu daha çok güzeldi.
"Usumu başımdan aldın Esma! Şu an ne yapacağımı, ne edeceğimi bilmiyorum. Amma bir şey biliyorum ki, sen çok çok güzelsin." diyen Ömer, biraz olsun kendine gelmiş ve soyduğu karısından sonra da kendi kıyafetlerini çıkarmaya girişmişti.
Esma soyunan kocasından gözlerini ayırmıyor ve genç adamın çıkardığı her parçada yutkunuyordu. En nihayetinde Ömer elini iç çamaşırının kenarlarına attığı vakit Esma gözlerini kapattı. Bunu görmeye henüz hazır değil idi genç kız. Belki ilerleyen zamanlarda bakardı.
Ömer karısının bu eylemine gülmüş ve yaptığı işe devam etmişti. Çıkardığı çamaşırından sonra karısının üstüne uzanmış ve bacaklarını açarak arasına girmişti. Esma üryan kadınlığına temas eden sert ve sıcak erkeklik ile tepeden tırnağa titremiş ve ne yapacağını bilememişti.
Ömer nefesini karısının yüzüne üfleyip,
"Aç gözlerini güzel karım." dedi kısık sesi ile.
Esma kocasının direktifi ile açtı gözlerini ve baktı üstünde olan güçlü adama.
"Korkma sakın. Evet bir miktar canın acıyacak amma söz veriyorum sonra geçecek. Katiyen sıkma kendini, ki canın fazla yanmasın." diyen Ömer eğilmiş ve karısının dudaklarını öpmeye başlamıştı.
Esma güveniyordu kocasına, Ömer asla bilerek canını yakmazdı ki. Rahat olması ve kocası ile birlikte çok güzel vakit geçirmesi lazım idi.
"Tamam erim." demiş ve gereken izni vermişti kocasına Esma.
Ömer bedeni titrese dahi, bir elini artık acıyan erkekliğine götürmüş ve karısının kadınlığına doğru yönlendirmişti. Böyle bir eylemi ilk kez yaşayacak olan karı koca heyecanın ötesinde korkuyordu da. Amma Ömer durmamış ve o engele gelene değin devam etmişti.
Esma'nın canı yanmaya başlamıştı lakin Ömer'den gelen her şeyi kabul ettiği için, sesini çıkarmamıştı.
Ömer en nihayetinde engeli aşmış ve tamamı ile karısının içine girmişti. Esma kendine hakim olamadan güçlü bir çığlık atmıştı ve Ömer'e,
"Ahh! Dur hareket etme sakın!" demişti. Çünkü genç kızın içinde ki doluluğa alışması lazım idi.
Bir müddet sonra Esma acısının geçtiğini hissetmeye başladı. Kocasının acı çeker gibi buruşan yüzüne bakıp,
"Devam edebilirsin erim." dedi ve kalçasını hafifçe hareket ettirdi.
Ömer derin bir nefes alıp, vermiş ve en nihayetinde karısının içinde yavaşça hareket etmeye başlamıştı. Bu sırada Ömer'in etrafını daha önce yaşamadığı bir zevk dalgası sarmıştı. Ömer inanılmaz bir biçimde zevk alıyordu.
Esma ise giderek alışıyor ve kocasının hareketlerine eşlik etmeye çabalıyordu. Bir miktar canı yanıyordu halen amma aldığı zevk bunu bertaraf ediyordu hiç şüphesiz.
"Ömer'im!" dedi Esma durmadan içinde hareket eden kocasına.
Ömer, karısının dudaklarına bir öpücük kondurdu ve baktı güzel yüzüne.
"Ömer kurban olsun sana!" dedi ve hareketlerine devam etti genç adam.
"Ahh! Ömer ben halen inanamıyorum buna."
"İnan artık güzel karım. Bak içindeyim." diyen Ömer gözlerini aşağıya indirmiş ve karısı ile birleşme yerlerini göstermişti. Yüzünde de can alıcı bir gülüş vardı.
Esma da bakmış ve utançla ellerini gözlerine koymuş ve inlemişti. Ah bu ciddi manada çok utanç verici bir görüntü idi...
Esma'nın bu haline kahkahalarla gülmeye başladı Ömer. Karısı çok tatlı idi ve Ömer onu yemek istiyordu. Genç kızın ellerini yüzünden kaldırdı ve dudaklarına kapanarak öpmeye başladı.
Bir müddet sonra en nihayetinde zevkin doruklarına ulaşan iki genç kendilerini bırakmış ve rahatlamışlardı. Ömer tohumlarını karısının içine bırakmış ve nefes nefese bir şekilde üstüne yığılmıştı.
Esma üstünde olan ağırlıktan memnundu. Kocasının güçlü omuzlarını okşayıp, saçlarına öpücük kondurdu. Artık tamamı ile Ömer'in karısı idi. Evvelden beri yürekleri kavuşur iken, şimdi ise bedenleri kavuşmuştu. Esma çok mutlu idi, hem de çok.
Ömer daha fazla karısını ezmemek adına üstünden kalkmış ve kenara atmıştı kendini. O da çok mutluydu. Çünkü hem sevdasına kavuşma mutluluğu, hem de ilk defa onun teninde soluklanma mutluluğunu yaşıyor idi.
Esma'yı kendine çekmiş ve kolları arasına almıştı Ömer. Saçlarına sayısız öpücük bırakmaya başlar iken, öte yandan da konuşmaya başladı genç adam.
"Yeminim olsun şimdiye değin hiç bu kadar mutlu ve rahatlamış hissetmemiştim kendimi. İyi ki varsın, iyi ki benim sevdamsın."
Esma derin bir iç çekti Ömer'in dedikleri ile. Bu adama sevdalanmakla en iyi şeyi yapmıştı hiç şüphesiz. Çünkü Ömer onu o kadar çok seviyordu ki, Esma utanmasa oturup ağlayacaktı.
"İyi ki erim." diyen Esma esnemeye başladı. Fazlası ile yorulmuştu genç kız ve hali ile uykusu geliyordu.
"Yıkanmayalım mı Esma'm?!" diye sordu Ömer karısının esnediğini görünce.
Esma olumsuz bir şekilde başını iki yana salladı ve iyice sokuldu kocasına.
"Ih ıh. Halim yok." dedi ve gözlerini yumdu. Anında da uykuya dalmıştı genç kız.
Ömer karısının üstünü iyice örtmüş ve huzur, mutluluk ile o da yummuştu gözlerini.
♤♧♤
Öğlen vakti uyanan karı koca hamama girmiş ve bir güzel yıkanmışlardı. Esma'yı yıkamak adına tüm vücuduna dokunup okşayan Ömer bu durumdan pek gayet memnun idi. Çünkü karısının ona göre mükemmel bir bedeni vardı ve Ömer bu bedene dokunmaya bayılıyordu şüphesiz.
Hamamdan sonra Esma giyinmiş ve hafif ağrısı olmasına rağmen mutfağa girerek kahvaltı hazırlamaya başlamıştı. Birbirlerinden güzel yiyecekler ile hazırladığı kahvaltı sofrasını gören Ömer gururla göğsünü kabartmış ve karısını taktir etmişti.
"O güzel ellerine ve emeğine sağlık kadınım. Çok güzel görünüyor her şey." demiş ve Esma'nın boynuna bir öpücük bırakmıştı.
"Hayde o vakit yiyelim de soğumasın." diyen Esma yerde olan sofraya oturmuş ve çayları doldurmaya başlamıştı.
Oturan Ömer de gözlerini karısından ayırmadan öylece bekliyordu.
"Yiyelim pek tabii. Çünkü gece çok yorulduk. Eh hep tekrarı olacağı için iyi beslenmemiz lazım." deyip genç kıza göz kırptı.
Yüreği hoplayan Esma bir şey belli etmemek için kafasını eğmiş ve çayından bir yudum içmişti. Amma velakin iş bu ya çay çok sıcaktı ve Esma dilini yakmıştı.
"Yandım anam!" diye inledi ve eli ile ağzına hava vermeye başladı genç kız.
Ömer gülse mi, ağlasa mı bilemediği bir vaziyette idi. Derhal kalkmış ve karısı için bir bardak soğuk su almıştı. Suyu içen Esma biraz olsun rahatlasa dahi halen ağzı dili yanıyordu ne yazık ki.
"Ah be Esma'm, ne diye kaynar çayı içersin?!"
"Bilmiyorum." diyen Esma hava yapmaya devam ediyordu.
"Dur hele." diyen Ömer dayanamayıp karısının elini tutmuş ve kendisi karısının ağzına üflemeye başlamıştı. Ömer'in nefesini hisseden Esma her bir unsuru unutmuş ve sadece kocasına dikkat kesilmişti.
"Çok yanmamış sanki. Amma sen yine de sıcak bir şey yiyip içme." diye tembihledi karısını Ömer.
Başını sallayan Esma, kocasının üflemeyi bırakması ile rahat bir nefes aldı. Bundan sonra da karı koca keyifle kahvaltılarını yapmaya başladı.
♤♧♧
Akşama doğru yan yana oturmuş sohbet eder iken, evin telefonu çaldı. Ömer ayaklandı ve telefona bakmaya gitti. Alıp kulağına koydu ve konuşmaya başladı genç adam.
"Alo?!"
"Ömer, benim Emine. Nasılsın, Esma nasıl?" diye sıraladı konuşmasını Emine.
Ömer gülümsedi ve yanıt verdi ablasına.
"İyiyim ablam, Esma da iyi şükür. Siz nasılsınız? Anam, babam nasıl?" diye sordu.
"Bizde iyiyiz hamd olsun. Anamla merak ettik sizi arayayım dedim."
"İyi yaptın ablam."
Emine,
"De hayde ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim, Esma'ya selam söyle. Gözlerinizden öpüyorum. Allah'a emanet olun." dedi genç kadın.
"Aleyküm selam ablam, anama babama selamımızı söyle, sizde Allah'a emanet olun." diyen Ömer telefonu kapattı ve kalkmış olduğu yere geri oturdu.
"Ablamın çok selamı vardı sana." deyip karısını kendine çekti ve alnına dudaklarını bastırdı genç adam.
Esma,
"Ve aleyküm selam. İyiler miydi?" diye sordu ve kocasının geniş göğsünde ellerini gezdirmeye başladı.
"İyiler iyiler şükür. Anamlar da yarın gelsin diyorum."
"Elbet gelsinler erim." demiş ve nazlı nazlı kocasının göğsünü okşamaya devam etmişti Esma. Öte yandan da tutkulu bakışlarını kocasına dikmişti.
Yutkunan Ömer, karısına yaklaşmaya başladı. Bu kızın amacı ne idi böyle? Zaten zor tutuyordu kendisini, Esma'nın böyle yapması sabrının tükenmesine neden olacak idi.
"Yarın gider getiririm o vakit." diyen Ömer giderek Esma'nın üstüne uzanmaya başlıyordu.
"Getir erim, getir." diye fısıldadı genç kız.
İşte bu Esma'nın dediği son kelam olmuştu. Çünkü Ömer artık dayanamamış ve kapanmıştı dolgun dudaklara. Tamamı ile karısının üstüne uzanmış ve genç kızın da kanepeye yatmasına vesile olmuştu. Doğrusu halinden memnun idi Esma. Gülerek kocasına karşılık veriyor ve öte yandan da genç adamı kendine çekiyordu.
Birbirinden kopmak bilmeyen dudaklar bir müddet boyunca rakslarına devam etti. Ömer, öpe öpe berelediği dudakları en nihayetinde bıraktı ve karısının boynuna yöneldi.
"Sana doyamamam normal mi?" diye sordu Ömer öpüşlerinin arasında.
Esma kocasına yanıt vermemiş sadece zevk aldığına dair sesler çıkarmıştı. İki gençte hallerinden pek ala memnun idi.
Ömer karısının giymiş olduğu elbisenin düğmelerini açmaya girişmiş ve nihayetinde açmıştı. Kafasını genç kızın göğüslerinin arasına koyup kokladı ve derin derin nefeslendi genç adam.
"Şu memelerinin kokusu beni benden alıyor be kadın!"
"Sürekli dudaklarım burada olsun istiyorum."
"Elim sürekli bedeninde gezsin istiyorum."
Ömer hem konuşuyor, hem de karısının göğüslerini öpüyordu. Mümkünatı yoktu genç adam karısına bir türlü doyamıyordu. Doymakta istemiyordu nitekim. Uzun bir süre boyunca karısının göğüslerini öpmüş, genç kızı kendinden geçirmiş, her tarafına izlerini bırakmış ve nihayetinde doğrulmuştu Ömer.
Esma'nın dizlerinin altına bir elini ve sırtına da bir diğer elini geçirip karısını kucağına aldı. Odalarına doğru gider iken, boş durmamış ve karısının dudaklarını hükmü altına almıştı Ömer. Odaya girip, kapıyı kapattı ve karısını yatağa bıraktı. Üstünde olan önü tamamen açık elbiseyi çıkarıp, ardından da kendi üstündekileri çıkarmaya başladı genç adam.
İkisi de tamamen üryan olmuş ve Ömer karısının üstüne çıkmıştı. Dün geceki korkuları olmaksızın saatlerce birbirlerinin teninde soluklanmış ve tutku dolu anlar yaşamışlardı...
BÖLÜM SONU...
Bölüm bitti, nasıl buldunuz?