Sırtını göğsüme iyice dayadı, gözlerini kapadı, dudakları gevşedi. Bir elimle avucumun içinde kaybolan göğüslerini okşarken diğerini karnına doğru kaydırmıştım. Orasına yöneleceğimi hissetmiş, bacaklarını sımsıkı kapatmıştı. Israr etmedim, hafifçe çıkıntı yapmış minik göbeğini avuçladım, bacaklarının üzerini okşamaya devam ettim. Bu arada dudakları iyice aralanmıştı. Öpücüklerime karşılık vermiyordu ama dudaklarını emmeme, dilimin ağzının içine girmesine direnmiyordu. Karnında dolaşan elimi tişörtünün altına doğru kaydırdım. Elimin serinliği ile bir an irkildi. İrkildiğini fark edince elimi çektim. Gözlerini açtı. Kucağımda kaykıldı. Başını bana doğru döndürdü. Ne olup bittiğini anlamak ister gibi soran gözlerle baktı. Hafifçe aralanan bacaklarının arasına elimi kaydırdım. Parmakucumla okşamaya başladım. Bacaklarını biraz gevşetti. Tekrar gözlerini kapadı. Ensemden tutup dudaklarıma yumuldu. Artık duramayacağımızı anlamıştı sanki.
Şimdi dillerimiz sarmaş dolaştı. Göğüslerini okşayan elimi tişörtünün altına kaydırdım. Göbeğini avuçladığımda elimin soğuyuyla bu kez irkilmedi. Elimi yukarı doğru kaydırdım sutyenin üzerinden memelerini okşamaya, avuçlamaya başladım. Bacakları iyice açılmıştı. Biraz sertçe okşuyor, avuçluyordum artık. Orasını okşayan elimin üzerine minik, narin elini koymuş bastırmama yardım ediyordu.
Sandalyenin üzerinde fazla hareket etmiş olmalıydık ki, kalçası iyice kaymış, neredeyse düşecek gibi olmuştu. Kucağımdan indi. Tişörtünü çıkardı. Bacaklarımın arasında durdu. Eliyle ensemden kavrayıp başımı göğsüne bastırdı. Sutyenini yukarı doğru çekip minik, birer portakal büyüklüğündeki memelerini ortaya çıkardım. Ergenlik çağındaki küçük bir kızın memeleri gibi ufacık ve diriydiler. Uçları memesinie göre oldukça büyüktü ve birer mermi gibi kabarmıştı. Memelerini emerken biraz zorlanarak da olsa sutyeninin kopçasını açmayı başarmıştım.
O da bu arada bir eliyle pantolomun üzerinden benimkini, ensemden gömleğimin içine soktuğu diğer eliyle de omuzlarımı okşuyordu.
Memelerini öpüp emerken bir elimle kalçasını okşamaya başlamıştım. Şimdi amı önden ve arkadan iki avucumun içindeydi. Parmaklarım amına ve kıçının arasına yerleşmişti. Çelimsiz bedenine göre kalçaları dolgun, bacakları kalın ve etliydi.
Biraz geri çekildi. Pantolonunu külotuyla birlikte sıyırıp attı. Ellerimi eski yerlerine yerleştirmemi bekledi. Sonra da pantolonumun fermuarını indirdi. Elini külotumdan içeri soktu. Minik avucu için benimki oldukça büyüktü. Kavrayamaması hoşuna gitmiş olmalıydı ki, çipil gözlerini yumarak gülümsedi. Benimkinin tamamını görmek için külotumu sıyırdı. Kısa bir an aleti süzdü. Bu arada benim parmaklarım kıçının arasında ve amında işlerine devam ediyordu. Parmak ucumu hafifçe içeri doğru kaydırınca irkildi, ne yaptığını hatırlamış gibi alete yöneldi. Bir eliyle benimkini sımsıkı kavramış diğer elini belime sarıp tıpkı ona yaptığım gibi kıçımın arasına sokmuştu. Kıçımın arasından parmaklarını taşaklarıma doğru kaydırabilmesi için biraz kaykılınca eğilip benimkini ağzına aldı. Şimdi bir yandan sıkıp sıvazladığı benimkini küçük dil darbeleri de katarak emiyor, diğer eliyle de taşşaklarımı avuçluyordu. Ağzı o kadar küçük ki ucunu bile alamaz diye düşünüyordum ama büyük bir maharetle benimkini neredeyse dibine kadar ağzına almayı başarmıştı. Aletin ucunun boğazından içeri gireceğinden korkuyordum. Ben de bir parmağımı onunkine yavaş yavaş kaydırmıştım. Girişi dar gibi görünüyordu ama tıpkı ağzı gibi orası da küçük ama içeri doğru geniş ve oldukça ıslaktı. İşaret parmağımın tamamını alıvermişti. Benimkini emerken bir yandan da geniş kalçalarını parmağımın hareketlerine uyumlu olarak sallıyordu. Kıçının arasını okşadığım diğer elimin bir parmağını arkasından sokunca önce duyulur duyulmaz küçük bir çığlık attı. Sonra biraz doğrulup kendini parmaklarımın haraketlerine bıraktı. Şimdi tüm vücuduyla parmak darbelerine karşılık veriyordu.
Küçük bir titreme geçirip, "uh!" diye bir ses çıkarttı. Sanırım orgazm olmuştu. Gözlerini hafifçe araladı. Teşekkür etmek ister gibi iki eliyle başımı kavrayıp dudaklarıma yumuldu. Uzun bir öpüşmeden sonra başımı aşağıya doğru bastırdı. Bu arada kıçını masanın kenarına dayamıştı. Memelerini, hafif çıkıntı yapan küçük göbeğini öpüp orasına yöneldim. Rahatça emebilmem için bacaklarını koltuğun kenarlarına koydu. Minik ve oldukça düzgün ayakları vardı. Ayak parmaklarını küçük kızlar gibi uçuk bir pembeye boyamıştı. Tek tek emmeyi aklımdan geçirdim ama o çoktan ensemden tutup başımı orasına bastırmıştı bile. Kaymak gibiydi, yeni tıraş etmiş olmalıydı. Dilimle derinliklerini araştırırken bir yandan da iki elimle memelerini okşuyordum. Kalçası aşağı doğru kayınca düşmesin diye bir elimle belinden kavradım. Masanın kenarına tekrar yerleşti. Şimdi o elimle hem kalçasını avuçluyor hem de kıçının arasına kaydırdığım parmak uçlarımla amının dudaklarına dokunuyordum. Dilimle parmaklarım birbirine karışıyordu.
Göğsünde kalan elimin işaret parmağını ağzına almış sanki benimkiymiş gibi emiyordu. Bu arada kalçaları iyice hızlanmıştı. Yeni bir orgazma doğru gidiyor olmalıydı. Bu orgazmı benimkiyle birlikte yaşamak istiyor olmalıydı ki saçlarımdan kavrayıp başımı yukarı çekti, beni ayağa kaldırdı. O dudaklarıma yumulurken, benimki de mesajı almış, onunkine küçük darbeler atmaya başlamıştı. Ama onun dayanacak hali yoktu sanırım. Belimden kavrayıp sıkıca kendine çekti. Benimkini iyice yerleştirdi. Bu hareket biraz hızlı olmuştu. "Ah" diye bir ses çıkarttı. "Canın yandı mı" diye fısıldadım kulağına. “Hayır” der gibi bir baş hareketi yaptı, bacaklarını belime sardı, avuç içleriyle masayı kavrayıp kalçasını havalandırdı. Ben de düşmesin diye belinden kavramıştım. Karşılıklı şahane bir ritim tutturmuştuk. İkimizin ard arda patlaması için çok geçmesi gerekmedi. Önce o küçük çığlıklar atarak geldi, ardından ben de kendimi bıraktım. Benimki şenlik fişeği gibi içinde patladı.