Sessiz Gidişler

2709 Words

Gözlerimi araladığımda, odanın içine sızan sabah güneşinin soluk ışığıyla karşılaştım. Ama o ışık bile Ateş’in bakışları kadar yakıcı değildi. Başımı hafifçe yana çevirdiğimde, onun dirseğine yaslanmış, ifadesiz ama derin bir dikkatle beni izlediğini gördüm. Ne kadar süredir uyanıktı ve beni izliyordu bilmiyordum. Sessizdik. Sokağın gürültüsü, dünyanın geri kalanı, babamın öfkesi veya okulun o boğucu fısıltıları şu an binlerce kilometre uzaktaydı. Sadece biz vardık. Yorganın altındaki çıplak tenimiz birbirine değdikçe, sanki görünmez kıvılcımlar havada uçuşuyordu. Ateş’in uykudan yeni uyanmış o mahmur ama sert çehresi, bir heykeltıraşın elinden çıkmış kadar kusursuzdu. Tenimin her noktası, onun vücudundan yayılan o yoğun sıcaklığı emiyordu. Özellikle kalçama değen, taş gibi sertleşmiş var

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD