ARVEN
Restorana
girdigimde sabah sabah düşündüğüm o berbat geçmişi tekrardan rafa kaldırıp mutfağa geçtim. En iyisi biraz kafa dağıtmaktı, ali muhtemelen ruh halimi gördüğünden kafamı dagıtacagım en iyi şeyi söylemek için yanımda durup " öglen saat 1' de bir toplantı yemegi olacakmış liste bu dedi .
" Çorba olarak kremalı köz domates çorbası, ara sıcak , güveçte karides ve avcı böreği, ana yemek patates garnitürlü kuzu pirzola , sezar salata istenmişti. Tatlı yok dedim seçmedilermi unutuldu mu ? " hayır en revaçtaki tatlı olsun , ama şefin bizzat yapmasını istiyoruz diye not düşüldü dedi. Bu kaşlarımın havalanmasına sebep oldu ama sesimi çıkarmadım .
Yapmayı en çok sevdiğim tatlı olan fransızların en meşhur olan ve en sevdiğim tatlısı Mille Feuille isimli tatlısını yapmaya karar verdim . Her yemeğe biraz elim değsede tatlıyı sadece ben yaptım . Etrafını süslediğim çilek , böğürtlen ve taze nane yapraklarıyla tam bir görsel şölen gibi görünüyordu ve bu konuda çok iddialıyımdır tadına bakmama bile gerek görmediğim ustalık eserlerimden bir tarifti kendisi herşey hazırlanmış olarak mutfaktan çıkıp tam olarak toplantının yapıldığı masadan iki masa arkada sadece benim veya özel misafirimin oturabileceği masaya oturup kendime mantarlı çorba ızgara kalamarlı makarna ve brokoli salatası söyleyip leptobumu açtım yemeklerim hazırlanana kadar çalışsam iyi olurdu .
Telefonum çalınca kablosuz kulaklarımdan birini kulagıma takıp hem durmadan söylenen annemi dinleyip cevap veriyordum hem de italyada ki şubenin soğuk hava deposundaki sorun yüzünden taşınan ürünlerimizin ne kadarının kullanılamaz oldugu hesaplıyordum. " Birden annemin beni duyuyormusun arven o çocukla tanışman şart diyorum sana diyince duraksadım biran ne çocuğu dedim anlaşılan annemi kızdırmışım ki ben sana ne anlatıyorum sabahtan beri arven babanın arkadaşı Yalın beyin oğlu gelecek seninle tanışmak istiyormuş seni begendigini söyledi.
Babanla konuşmuş benden de izin aldı çocuk diyince yine delirtti beni bu kadınla her konuştuğumda sinir kat sayım yükseliyordu yine dilimi tutamayıp" unut o işi anne dedim niye be daha çocuğu görmedin bile dedi görmeme de gerek yok beni beğenen adam benimle konuşmak yerine ailemle görüşüyorsa derdi ben değil ilerde ailemden dolayı kazanacağı konumdur ve olaki bir ilişkiye başladık ve yüretemedik amacı araya ailemi sokup beni o ilişkiye zorunlu bırakmak demektir dedim."
Annemin sesi soluğu kesildi önce sonrada sen aptalmısın arven aklından neler geçiyor böyle bu ne biçim düşünce sen evde falan mı kalmak istiyorsun dedi ". yine beni ikna edemeyince kışkırtmaya çalışıyordu hiç gedişmeyecek bu kadın " kendini kötü hissetmeni istemem anne ama ben aptal olamayacak kadar yüksek IQ(aykü) 'ye sahibim sende biliyorsun test sonuçlarımı hatta inanmayıp tekrarlatmıştın sanırım sizin genlerinizde üstün zekalı biri olmadığı için baya şaşırmıştın hatırlatırım dedim ."
Haddini aşma arven karşında annen var diye beni susturmaya çalıştı yine çünkü işine gelmemişti ne annesi ulan deli kadın sen benim hayatımı siktin ne haddinden bahsediyorsun demek istesemde sustum söylesene kim takacak ki kızım her haltı bilmelerine ve buna rağmen ayrılmak yerine baş başa tatile çıkmış iki yüzsüzdü onlar ben kime sitem edecektim ki , onun yerine kapatıyorum o ahmağı sakın karşıma çıkması için yollamayın dedim ve söyleyeceği şeyi dinlemeden görüşürüz deyip telefonu kapattım .O sırada çorbam geldi ve ben hem çalışıp hem yemek yiyemediğimden hemen bilgisayarı kapatıp yemegime döndüm tabi o sırada izlendiğimi bilmeden çorbamı bitirmiştim ki karşımdaki sandalye çekildi .
Kafamı kaldırıp gelen kim diye baktım . Sarışın kahverengi gözlü en fazla 1.85 çok fazla yapılı olmayan ama zayıfta olmayan birisi karşıma oturdu ona ters ters baktım kendisini cool göstermeye çalışan egoistler gibi duruyordu ve konuşmaya başladığında yanılmadıgımı anladım "merhaba ben Akın Demirel sende benimle buluşmak için bekleyen şu güzel kadının ondan bile güzel olan müdürü olmalısın adın ne güzelim dedi kendimi tutamayıp kahkaha attım sonrada gözlerimi devirdim ali aceleyle yanıma gelip kulağıma egilerek toplantı için gelen müşterilerin tatlı zamanı olduğunu söyledi ve herkes bilir ki özellikle şeften bir tatlı yapması istenirse bu tatlının sunumunda şefinde masada olup tatlıyı tanıtması gerektiğini gösterirdi .
Masadaki adama bakmadan yerimden kalkıp hemen iki masa önümde olan 7 kişilik masaya yöneldim masada dört erkek üç te kadın vardı . Masaya yaklaşırken tam karşımda duran aklımı başımdan alacak kadar yakışıklı adamamdan gözlerimi alamadım bir an adam yakışıklıydı, çok yakışıklıydı oha ulan adam dehşet yakışıklıydı ben masaya ilerlerken gözlerimi ondan koparamazken oda dorudan gözlerime bakıyordu hay lanet kaç adım attım daha nasıl varamaz bir insan iki masa öteye diye düşünürken sonunda tam karşımda olan adama dogru yaklaşıp hoşgeldiz ben şef Arven Mina Yıldız diye kendimi tanıttım hepsi bana merhaba derken tek kelime etenden bakan adam gözlerime çok yogun bakıyordu .
Çapraz karşımda duran esmer adam namızını çok duydum arven hanım, aynı zamanda işletmede size ait sanırım dedi göz devirmemek için kendimi zor tuttum ve " evet restoran ban ait dedim ." Tatlının tanıtımını yapraken de servis ederken de gözleriyle beni durmadan süzen adama "ne bakıyorsun göt " dememek için dişlerimi sıktım. Tam servisi ona yaparken elini kaldırdı bacagıma dokunmak için aniden uzattığı elini bileginden yakaladım gözlerimden ateş çıkıyordu resmen " o eline sahip çık yoksa kırarım!!! "dedim .
Sesim öfkemden dümdüz çıkıyordu resmen, sanırım rencide oldugundan olsa gerek gülmeye zorladı kendini ama beceremedi sadece şaka yaptım canım ne bu agresiflik diye saçmaladığında geldiginden beri tek kelime etmeyen adam hafif bir gülümsemeyle bakıyordu ona mı yoksa ban mı anlamadım , arkamı dönüp hızlıca oradan uzaklaşırken elimi kaldırıp Buragı yanıma çağırdım ve bir daha bu adamı restoranımda istemiyorum diye hala bana bakan o puştu gösterdim bakışlarımı takip eden Burak gösterdiğim adam bakıp tabi efendim dedi .
Tekrar kendi masama yürürken o ahmak herif hala masamda oturuyordu yok artık o manyak benim yemeğimi mi yiyordu hemde benim önceden kullandığım kaşık ve çatalla ıyy midem kalktı ama bee masadaki densiz bitti derken birde bu çıkmıştı hay lanet yerime oturup beyefendi siz ne halt ediyorsunuz tam olarak dedim , söyledim ya güzelim patronunla görüşmem lazım dedi . Sakin ol arven sakin ol kızım 1,2,3,4 yokkk sakinleşemiyorum elimi masaya vurdum bana bak dengesiz herif ben şu yana yakıla aradığın
Arven Mina ve senile görüşmek istedigimi zerre zannetmiyorum hatta masama geldiğinden beri kim bu amına koyayım diyorum içimden dedim.
Biran bakakaldı şey dedi durdu ve sonunda ciddileşti anneniz anneme beni çok begendiğinizden ama yanımda birini gördüğünüz için cesaret edemediğinizi söyledi diyince içimde kalan son saygı kırıntısıda kırıldı kırılacak yeri kalmadı kalbimin derken mutlaka başka bişey bulup kalbimi başka bir yerden eziyordu bu kadın daha ne yapacaktı acaba bana halime acıdım biran ve telefonu hoparlöre alıp annemi son kez aradım . Arven ne oldu geldi mi akın dedi evet geldi dedim am birşeyi mera ediyorum hani bu çocuk beni görüp çok begenmiş benimle görüşmek için babamın karşısına çıkmıştı dedim
Akın essizce dinlerken kaşlarını çattı birden annem hala oyununu sürdürmek istediğinden evet dedi hatta benimle bile gelip konuştu deyince akın bu kez kaşlarını kaldırmıştı öylemi dercesine peki dedim tam kapatacaktım ki annem yeniden konuştu ee anlaşabildiniz mi dedi evet ona bizim şef garson burağı ayarladım dedim akın içtiği suyu püskürttü annemse o nedemek be dedi. Ne olacak bulduğun çocuk gay çıktı dedim annem hiii derken akın dehşete düşmüş gibi bakıyordu beni iyi dinleyin mine hanım dedim artık sizinle olan o göstermelik annesinin kızı rollerim bitti hiçbir davete sizinle gitmeyi sana yakın olup sarılıp pozlar vermeyi düşünmüyorum ölmediysem ve sizde ölmediyseniz beni bir daha aramayın dedim
ve telefonu yüzüne kapatıp ilk iş olarak rehberimdeki ismini değiştirdim sonrada numarasını yönledirmeye aldım bundan böyle beni nezaman arasa telefonu babam açacaktı .Yorulmuştum hemde fiziken dedğildi benim bedenime oranla ruhum yorulmuştu kafamı sola doğru esnetirken yine o gözlerimi kamaştıran adamı gördüm gözlerim haddinden fazla üzerinde kalmış olmal ki akında dönüp baktı ve çok yakışıklı degil mi dedi bir an onun hakkında gay dedigim aklıma geldi sırayla ikisine de bakıp ağlamaklı sesimle sordum tanıyormusun diye yüzümden ve sesimden biraz korkmuş gibi bakarak evet dedi gay misin dedim ne dedi gay misin işte soruma cevap versene sen diyince hayır be diye esmen çemkirdi.
İlk korkulu sorumdan sonra diğerine geçtim peki o gay mi diye saçmalama be kızım adam yürüyen libido bunun nesri gay olsun dedi yüregim rahatladı adı ne dedim akın sırıtarak YAĞIZ ASAF ŞAHİN dedi adamın ismi bile yakışıklıydı be ,akın tırsarak gazını sil kızım dikkat çekiyorsun deyip çeneme vurdu usulsa ona kaşlarımı çatarak bakınca benim dehşet yakışıklı ay yağız da kaşlarını çatmış bakıyordu acaba o da benden etkilendi mi diye düşünürken masalarından öfkeli bir şekilde bana dokunmaya çalışan adam kalktı ilk olarak sonra da arkasından bir kadın kalkıp aceleyle çıktı off be yanlış alarm mış ilk defa birisinin dikkatini çekmediğime hem şaşırmış hemde üzülmüştüm sanırım gerçi adam zeus gibiydi dikkatini çekmemem takibi olabilirdi masadan kalkıp çıkarken bana bakıp baş selamı vermişti gözlerimiz birbirine kenetlendiğinde tuhaf biçimde bunun son karşılaşmamız olmadıgını hissettim .