17. BÖLÜM

1396 Words

Can’ın ağzından Yağmurun sesi sinirlerime vuruyordu. İki gündür aynı ses. Aynı gri. Aynı bekleyiş. Bahçeye çıktığımda onları gördüm. Oldukları yerde donmuş gibiydiler. Yağmurun altında, birbirlerine sarılmış, iki çocuk gibi… Hayır, çocuk da değillerdi artık. Ama bazı yaralar yaş tanımıyordu. Duru’nun pijaması hâlâ kan lekeliydi. Kurumuş, sonra yeniden ıslanmış. Efe’nin omuzları düşüktü, başı hafifçe öne eğik. Ayakta durmalarını sağlayan tek şey, birbirlerine tutunmalarıydı. İçimde bir şey koptu. Ama yüzüme yansıtamazdım. Sert adımlarla yanlarına gittim. “Yeter.” Sesim düşündüğümden daha sert çıktı. İkisi de irkildi ama kıpırdamadılar. “İki gündür buradasınız,” dedim. “İki gündür yağmurun altındasınız. Ne yapmaya çalışıyorsunuz ha? Kendinizi mi cezalandırıyorsunuz?” Duru başını

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD