Tuğçe'den haber alamadıkça kendimi her geçen dakika daha da kötü hissediyorum. Koskoca bir hafta oldu ama ortada ne kızım, nede Serpil abla yoktu. Tuğrul'da en az benim kadar endişeli olsada kızımızı bulmak için elinden geleni yapıyordu. Ama işte bazen elinden gelenin fazlasını yapmak gerekiyordu. Kaç kez söyledim o manyak kadını bırakın, bırakın da kızımı bana göndersin diye. Ama hiç biri de kabul etmedi. Neymiş bu kadına güvenilmezmiş. Kesinlikle başka planları vardır demişti Tuğrul. Tabi Serpil ablanın da bu işin içinde olduğunu öğrenince kendimi yıllarca kandırılmış bir salak gibi hissettim. Bana söylediği her şey yalanmış. Artık nasıl bir plan içindeyse hiç bir şekilde belli etmemişti. Yıllarca kendi çocuğu gibi bakmıştı. Bir kez bile Tuğçe'ye kötü davrandığını görmedim, aynı şekilde

