Yüzümdeki tüm gülümseme kaybolup gitti. Yine o hırçın çocuk ifadem yüzüme yerleşmişti."Görende sanacak sürekli konuşup başının etini yiyorum." "Geldiğinden bu yana zaten bunu yapıyorsun Hazal." Göz devirdim. Cidden çok konuşmuyordum ki. Hatta çok fazla kelime haznem gelişmiş olsa da az ve öz konuşuyordum. O ise sadece, gün içinde bir elin parmağını geçmeyecek kadar konuştuğu için, benim konuşmamın fazla olduğunu düşünüyordu. Sessiz kalırken Emir yerinden kalktı. Sağ gözünün irisini göremiyordum şimdi. O kadar büyük bir bez bantlamıştım ki yarasına. Gözünün ve kaşının yarısı görünmüyordu. Ciddi bir şey olmasaydı gülebilirdim elbette ki ama ne bileyim. Bir şey beni durduruyordu.Elimi birkez daha tutarken kaşlarımı çattım. Şimdi ne oluyordu? Emir odadan çıkıp benimle birlikte salon

