❉ Yabani| Bölüm 20 ❉

305 Words
Kan şakaklarından tişörtüne doğru damlarken gözlerim dolmaya başladı. Ağzımdan büyük bir çığlık kaçarken geriledim. Emir küfür ederek yere diz çökerken Boran ona doğru adımlamıştı. "İyi misin oğlum?" İri ellerinden sızan kanlar bir ahtapotun kolları gibi kollarında izler oluştururken ela gözleri bana tutundu. Gözleri koyulaşmış ve gözlerinin akları ince şeritler halinde kırmızılıklar oluşturmuştu. Sanki öldüreceklermiş gibi bakıyordu gözleri. İyi de ben böyle olsun istememiştim ki. "Ben böyle olsun istemedim." Emir'in gözleri yerde duran bardaklara dönerken dişleri kasılmıştı. "Boran eğer bir kötü bir şey olmasını istemiyorsan al şunu, yanımdan uzaklaştır." Yumruklarını sıkarken ben hala olayın şokunda, perişan bir halde bekliyordum. Boran masanın üzerindeki örtülerden biriyle Emir'in yüzünü silerken bana döndü. Dudaklarında, olayın kötü olmasına rağmen alaycı bir gülümseme vardı. "Benim yıllarca yapmayı istediğim; ama bir türlü cesaret edemediğim, ağzını burnunu kırma isteğimi kız iki dakikada yaptı. Helal olsun valla Hazal." Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bu nasıl bir psikolojiydi ya? Emir'in dişleri kasılırken beklemediğim bir şekilde, Emir'e sertçe yumruk attı. Ağzımdan bir hih diye bir ses çıkarken Boran sanki yumruk yememiş gibi gülmeye başladı. Ardından sırıtarak Emir'e döndü. "Oğlum çok dövüyorum diye akıl sağlığını mı kaybettin lan? Anlamıyorum seni bir türlü." Boran kahkaha atarken ben hala geride durup olayları gözlemlemeye devam ettim. Emir gözlerini bana çevirirken şimdi yüzü yumuşamış gibiydi. "Kırdığın bardakları temizle." Emir vermesinden nefret ediyordum bana ama şu an pençelerimi çıkartacak takatim yoktu. Cidden adamın kafasını yaralamıştım.  Ya ölseydi? Bunları düşünmedim. Düşünmek bedenimi kağıt gibi bembeyaz yapıyor, kanım çekiliyordu resmen. Ama o da damarıma bastı. Bedenimin zangır zangır titrediğimi hissediyordum. "Ölmedim, öldüremedin. Bakma öyle!" "Ben cidden böyle olabileceğini düşünemedim. Özür dilerim." Alayla sırıttı. Güldüğü için yüzünde acı dolu bir ifade geçerken kanları yüzünden tisortüne doğru damlıyordu. Damladıkça da tişörtünde kocaman bir leke oluşuyordu. Üzerindeki tişörtün etek uçlarını yumruklarının arasına alıp, vücudundan sıyırdı. Arkamı istemsizce döndüm. Ne hakla böyle bir şey yapardı ya? Ne hakla?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD