Dün gece belki de hayatımdaki en huzurlu uykuyu uyumuştum. Dağhan'ın evinde, onun yatağında onun kokusuyla kapamıştım gözlerimi. Onun varlığıydı içimi ısıtan üzerimdeki yorgandan çok. Onun varlığıyla beni kimsesiz hissettirmeyen, benim kimsem oydu. Artık benim kimsem oydu. Yorganı üzerimden sıyırıp kalktım, başucumdaki çantamın içinden telefonumu çıkartıp saate baktım. Günler sonra huzurla uyuduğum için çabuk almıştım uykumu bu kadar erken uyanmamı da buna yoruyordum. Başka türlü sabahın beşinde ayakta olmamın sebebi yoktu. Tabii bazen Dağhan acaba okulun sobasını yakmaya gelecek mi diye de merakla beklediğim için saati kurup erkenden daha doğrusu onun okula geldiği saatte kalkıyordum ama olsun. Bir adım attığımda ayaklarıma dolanan bana 2 3 beden büyük olan Dağhan'ın eşofmanı beni dur

