🫀 Gece o konuşmadan sonra hepimiz uyumuştuk. Sabah müzik sesiyle uyanmak zorunda kaldım. Meltem de ben de uyanmış, kapının dışına doğru bakmaya çalışıyorduk. Odanın kapısı kapalı olmasına rağmen gelen müzik sesi fazlasıyla yüksekti. “Bu ne sabah sabah?” diye homurdandım. Meltem gülümseyerek başını salladı. “Biri daha iyileşmiş. Gel bakalım,” dedi. Yataktan kalktık ve birlikte kapıyı açtık. Koridorda küçücük bir kız dans ediyordu. Meltem’in yüzündeki gülümseme, nedense kederle karışmıştı. İlk defa iyileşip bu hastaneden ayrılan birini görüyordum. Meltem ise muhtemelen yıllar içinde buna çok kez şahit olmuştu. O sırada Oktay Bey geldi ve küçük kızı kucağına aldı. “Mina, bir buçuk yıldır savaştığı hastalığı bugün yendi. Artık küçük kontrollerle normal hayatına geri dönebilecek,” ded

