Cihan. Kadir, İdil'i arka koltuğa yerleştirildiğinde kendi hemen öne geçti. Ben tam gideceğini düşünürken torpidoya uzanıp bana bir dosya uzattı. "Bu ne Kadir?" Ne olduğunu çok merak ediyordum. Çünkü Kadir'e birini araştırmasını söylememiştim. Kafasını camdan uzatıp kısık sesle, "burada söyleyemem oğlum al işte." derken kaşı gözü ayrı oynuyordu. Bu hâline bir anlam veremesem de elinde ki dosyayı aldım. "Hadi görüşürüz Cihan'ım." demesiyle bahçe kapısından hızla uzaklaştı. Ah Kadir... Bu çocuk ne zaman büyüyecek. Bu hâllerini de seviyordum ama ona bir gün bir şey olacak diye ödüm kopuyordu. Kadir'i ölen kardeşimin yerine koymuştum. O geceyi asla unutmam. Hâlâ gözümü kapattığımda o rutubet kokusu, o sokak lambasının altında titreyen ışık ve Kadir’in kararlı yüzü gözümün önüne g

